Atatürk Parkı içi EKDAĞ Sosyal Tesisleri'ndeki toplantıya yönetim kurulu ile birlikte katılan Antalya Beşkonaklılar Birlik ve Beraberlik Derneği Başkanı Hakan Halim Okudan, Beşkonak Köprülü Kanyon bölgesinin tarihin en büyük ve telafisi mümkün olmayan doğa tahribatı tehlikesiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çekti.
'HER ŞEY HEMŞEHRİLERİMİZ İÇİN'
Süreçle ilgili bilgi veren Okudan, “Biz genç yaşta hayata atılmış, geçmişini bilen, onunla övünen, geleceğimiz için ise dertlenen ve hayalleri olan bu vatanın öz evladıyız. Biz diyorum çünkü vatana millete hizmet aşkıyla çıktığım yolda benim gibi dertli olan ve sadece bir kıvılcım bekleyen birçok dert ortağı, vatan millet sevdalısı yol arkadaşıyla tanıştık ve tanışmaya devam ediyoruz. Millete hizmetin makamı olmaz dedik ve harekete geçtik. Kendimize bir hareket alanı açmalıydık ve 2019 yılı sonunda Antalya Beşkonaklılar Birlik ve Beraberlik Derneğini kurduk. Bu süreçte Antalya özelinde ve Türkiye genelinde ne kadar çok Beşkonaklı hemşerimizin olduğunu gördük ve kolları sıvadık. Hedefimiz Beşkonaklı hemşehrilerimizin her türlü derdine dert ortağı olma noktasında ulaşabilecekleri, çalacakları bir çözüm kapısı olmaktı. Çok şükür bugün sadece Beşkonaklı hemşehrilerimiz değil darda zorda kalan Antalyalı tüm hemşehrilerimizin çaldığı bir kapı olma mutluluğunu yaşıyoruz. Tabi biz hemşehrilerimizin dertlerine çözüm oldukça ve dünya turizminin destinasyon merkezi olan Beşkonak coğrafyasının tabiatını koruyarak gelecek nesillere aktarılması için mücadele ettikçe bazılarının (rant peşinde koşanların, milletimizin menfaatlerini hiçe sayanların) canı çok sıkıldı ve iftiralarla, şahsıma açılan soruşturmalarla, idari disiplin cezalarıyla ve hemşehrilerimizi gözaltına almaya varıncaya kadar bizi engellemeye çalıştılar. Tabii ki bütün bunlar, bizi durduramadığı gibi memleketimize ve milletimize daha iyi nasıl hizmet edebiliriz noktasında bizi daha da cesaretlendirdi ve büyüttü” şeklinde konuştu.
'3 MERMER OCAĞINA DUR DEDİK'
Mermer ocakları sebebiyle hakkında açılan davalardan bahseden Okudan, “Ne zaman ki bölgemizde kurulmak istenen mermer ocaklarına dur dedik ve hemşehrilerimizi yalnız bırakmadık o zaman Toroslara gözlerini dikenler şerefle çalıştığım Orman Genel Müdürlüğü çatısı altında şahsımı çalıştırmayacaklarını, açtıkları soruşturmalar ve şikayetlerle dile getirdiler. Memleketimize sahip çıkıyorum, çıkıyoruz diye rızkımla tehdit edildim. Aynı kişiler içeride bir kısım muhtarları ve rafting kooperatif başkanını bize karşı tavır aldırmak suretiyle halkımızı yalnız bırakarak bölgemizden istediklerini almak istediler. Yüce Allah her zaman doğru yolda olanların tarafında oldu. Ve biz memleketimizde açılmak istenen 3 ayrı lokasyonda farklı köylerde izni verilen mermer ocaklarına hemşehrilerimizin iradesine sahip çıkarak izin vermedik, açılmamasına vesile olduk. Bir değil iki değil tam 3 adet mermer ocağına Beşkonak’ta dur dedik. Mermer ocakları sebebiyle şahsıma art arda açılan hem idari hem adli soruşturmalar, iktidar partisinin milletvekili tehditleri ile Tarım ve Orman Bakanlığımızın mart ayındaki, memur basın açıklamasında bulunamaz diye sanki şahsım için çıkartmış olduğu genelge ile bölgemizin gür sesi kesilmek istendi. Memlekete sahip çıktığım için muhalefete çalışıyor diye kamuoyunda lanse edildim. Mermer ocakları hakkında basına vermiş olduğum demeçler sebebiyle hakkımda en son kınama cezası da verildi. Birtakım idari uygulamalar neticesinde Orman Bölge Müdürlüğü çatısı altında ata topraklarıma Toroslara sahip çıkamayacağımı anladım. Rızkın teminatı yüce Allah'tır. Memlekete sahip çıkıyoruz diye rızıkla tehdit edildiğimde Muratpaşa Belediye Başkanımız Sayın Ümit Uysal Bey, ‘Toroslara sahip çıkana ben de sahip çıkarım’ diyerek haklı ve cesur duruşumuza desteğini verdi ve kapılarını Beşkonaklılara açtı. Bu memleket mücadelemizde yanımızda olan gazeteci büyüğümüz Cevat Alp Beye ve Antalya Gazeteciler Cemiyeti Başkanı hemşehrimiz İdris Taş Beyin şahsında tüm basın mensuplarına da ayrıca teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
'KARARLILIĞIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ'
‘Antalya'da mermer ocağı olmayan tek bölge Beşkonak coğrafyasına sahip çıkarak da aktif bir yurttaş olarak devletimize olan vatandaşlık görevimizi yerine getiriyoruz’ diyen Okudan, “Bölgenin dernek başkanı olarak da aynı misyon ile çalışmalara devam ediyoruz. Bir memleket sevdalısı olarak Antalya’mızın Gazipaşa’sından Kaş’ına kadar olan hudutları ata topraklarımız olarak görüyorum. Yeryüzü cenneti olma vasfı, özelliği taşıyan Türkiye’nin 6'ncı Milli Parkı Beşkonak Köprülü Kanyon sınırları olan 11 köyde mermer ocağı açılmaması yönünde kararlılığımızı sürdürüyoruz. En son Kırkkavak bölgemizde izni verilen mermer ocağı davasında geçen hafta 9 adet bilirkişi ve mahkeme heyeti ile köyümüze keşfe gittik. Ara kararda yürütmeyi durdurma kararı çıkan davamızda nihai kararında ÇED gerekli değildir kararının iptalinin çıkacağını umuyoruz. Yeryüzünün yüzeyi altından daha değerli bunu da her fırsatta dile getiriyoruz. Hemşehrilerim şunu iyi bilmenizi istiyorum; biz, tek başına bir birey veyahut sivil toplum kuruluşu temsilcisi veya sadece bir dernek başkanı değil; gazetecisinden akademisyenine, memurundan işçisine, esnafından çiftçisine birçok alanda vatan ve millet sevdasıyla dertli ve taşın altına elini koyan hemşehrilerimizle birlikte memlekete can suyu olan ve daha fazla olmaya hazır bir ekibiz. Memleket gayretli insanların omuzları üzerinde yükselir. Her ne yaşarsak yaşayalım, biz de memleketimizin geleceği için umutluyuz. Çünkü ne bedel isteniyorsa ödüyoruz ve çok çalışıyoruz. Başta Beşkonaklılar olmak üzere tüm Antalyalı hemşehrilerim; memleketin artık doğruları konuşabilen, yanlışları dile getirebilen dik duracak insanlara ihtiyacı var. Sevgili hemşehrilerim müsterih olun, bugüne kadar yaşadığımız zorluklar ve mücadelemiz burada son bulmayacak. İnanıyoruz ki her alanda göstermiş olduğumuz bu dik duruşumuz ve sizlerin de desteğiyle bundan sonra memlekete can suyu olmak için hep birlikte mücadelemize devam edeceğiz” dedi..
‘MAYINA BASMAKLA TEHDİT’
‘Bizi rızıkla tehdit ettiler’ diyen Okudan, “Mart ayının ortalarında Tarım ve Orman Bakanı bir genelge çıkardı. Sanki şahsımıza ait bir genelge çıkartılmış gibi. Genelgede, “Memur hiçbir şekilde basın açıklaması yapamaz.’ Biz de şunu söyledik; ‘Anayasal hakkımızı kullanıyoruz. Memur da olsak 657’ye tabi de olsak burada sosyal faaliyet ve sosyal statüde bir açıklama yapıyoruz’ dedik. Mart ayı itibariyle biz basın açıklaması yapamadık. Çünkü ihraç edecekleri pozisyona sokacaklardı bizi. Memleketimizin sadece Kırkkavak'taki sorunu değil. Bucak'ta ne kadar Altınkaya'dan memleketimizin sadece 40 alanda değil. Beşkonak Altınkaya’da, Bozyaka'da mülkiyet sorunları var. Mayıs ayı içerisinde Milli Park Genel Müdürlüğü Ballıbucak köyümüzün 116 hanesine yıkım ve tahliye kararı gönderildi. Biz bunu basına veremedik. ‘Basın açıklaması yapamazsınız’ dediler. Yeşilbağ köyümüzde en uygun tarım arazisi diyebileceğimiz 500 hektarlık bir alana bakanlık tarafından güneş panelleri kurmak istediğini muhtarlığa bildirdi. Muhtarımız aradı. Biz de dedik ki, ‘Şu an basın açıklaması yapamıyoruz’ işte geçiş yaptıktan sonra basın açıklamalarına başlayacağız. Çünkü memleketimizin bir iradesi var. Ekolojik gerekçeleri var. Muhtarlığın ilgili firma ile görüşmesinde şu söylendi. Biz tarım arazilerinde bu işlemin yapılmasını istemiyoruz. Dağlık alanlarda, Milli Parklardan veya Orman Genel Müdürlüğü'nden kiralama yapabilirsiniz. Niye tarım arazisi, tapu alanlar diye konuşuldu. Yine farklı köylerimizde farklı projelerle Beşkonak coğrafyası ciddi tehlike ve tahribat ile ilgili telafisi mümkün olmayan alanlar söz konusu olduğu için biz de artık daha gür bir sesle alanı değiştirerek o yüzden bu çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Geçen hafta cuma günü itibariyle Muratpaşa Belediyesi'nde işe başlamış oldum. Zaten mahkeme kararı ile biz idari mahkemeye itirazda bulunduk bizi rızıkla tehdit edenler ceza verdi" dedi. İktidar milletvekillerinden kendisine tehditler olduğu iddiasında bulunan Okudan, “27. Dönem Antalya Milletvekilimiz İbrahim Aydın, bizi mayına basmakla tehdit etti. Mayına basıyorsunuz patlatırım’ dedi. Biz de kendisine, ‘Hodri meydan bizi değil Beşkonaklıları tehdit ediyorsunuz’ dedik. Daha sonrasında rahmetli Büyüknohutçu çifti örnek gösterilerek, bir milletvekili danışmanı kendi şahsıma babama ulaştı. Evladınızı geri çekin mermer ocağı ile ilgili. O ismi vermiyorum çünkü kendisi ile birebir görüşmedim. Ama İbrahim Aydın’la birebir görüştüm. Beni tehdit etti. Bizim mermer ocaklarını bölgeye sokmamakla ilgili bir hedefimiz var. Bugün o firma yarın başka bir firma başvuru yapacaktır. 2 firma 3 mermer ocağı var şu anda” diyerek konuşmasını tamamladı.
Çerkes Sürgünü İnsanlık Tarihinin En Acı Sayfalarından Biridir
10:33 - GÜNDEM