İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu, İBB'nin mali tablosunu açıkladı. İmamoğlu, belediyenin ve bağlı şirketlerinin tüm hesapları ile ilgili mevcut finansal duruma dair bilgiyer paylaştı, planlanan bütçeye göre gelirler ile giderler arasında 3.2 milyar TL'lik fark bulunduğunu belirtti.
Yatırımları "batırım" olarak niteleyen İmamoğlu, "An itibariyle fiilen 7,2 milyar olan gelir-gider farkı, önceden alınmış olan kredilerin ödemesiyle birlikte ise 9,8 milyara kadar çıkmaktadır." dedi.
İBB Meclisi'nde konuşan İmamoğlu ortaya koyduğu tablo ile ilgili çözüm yöntemleri arasında ilk olarak nakit akışının düzeltilmesi için acil kredi bulunacağını belirtti.
İmamoğlu şunları söyledi;
İmamoğlu: Dengesizliğin nedeni israf düzeni ve seçim ekonomisi
İBB Başkanı İmamoğlu İBB Meclisi'nde yaptığı konuşmada belediyenin gelirleri artmadığı halde giderlerinin bu kadar ölçüsüz olmasının ardında yatan nedenin israf düzeni ve seçim ekonomisi olduğunu söyledi.
İmamoğlu şöyle devam etti;
Yatırım değil batırım yapmışlar
İmamoğlu, 2015'ten bu yana İBB gelirlerinde hiçbir şekilde artış yaşanmadığını ancak belediyenin ortadaki tabloya karşın yatırıma yöneldiğini söyledi. İmamoğlu, yapılan yatırımları "batırım" olarak niteledi:
"Yani olmayan parayı yatırmışlar. Sonra da yatırımların yavaş ilerlemesi, kur farkından dolayı maliyetlerin katlanarak artmasıyla bütçeye çok ağır bir yük binmiştir. Buna yatırım denmez, buna "batırım" denir. İstanbul Belediyesi istikrarlı bir biçimde batırılmaktadır. Bu gidişatı durduracağız. İBB’nin bütçe gelirlerinin yaklaşık yüzde 97'si devlet kurumlarından alınan paylar, gayrimenkul satış geliri ve iştirak karlarından oluşmaktadır. Görüleceği üzere, toplam gelirin %72 si devletten gelmektedir. (...) İlk 6 ayda devlet İBB’ye ödemesi gereken tüm rakamları ödememiştir. Ayrıca iştiraklerden beklenen kar payları da şirket performanslarının çok üzerinde öngörülmüş ve performaslarını artırıcı hiçbir stratejik adım atılmaması nedeniyle karlılıklar dibe vurmuştur. Bütün bunlar İBB’nin hizmetlerini aksatmasına neden olmuştur. (...) Elindeki bütçeyi akıllı şekilde kullanamayan, elindeki işletmeyi güçlendirip geliştiremeyen her hangi bir mirasyedi ne yaparsa, son 2 yıldır İBB de aynısını yapmaktadır. İBB elindeki gayrımenkulleri satarak durumu idare etmeye çalışmaktadır. Bu nedenle, son 2 yıldır İBB'nin en büyük gelir kalemlerinden biri taşınmazların satışından kaynaklanan sermaye gelirleridir."İmamoğlu: Bu yolun sonu iflas
"Bu yolun sonu çöküştür, iflastır. Bu gidişatı çok ciddiye almak ve temelden değiştirmek zorundayız. Günü kurtarma zihniyeti İstanbul'un geleceğini ipotek altına almaktadır. İBB yönetimi giderlerin çoğunu ötelemiş ve yüzde 60’ını ikinci altı aya bırakmıştır. İşin kötü tarafı, bunların gerçekleşmemesi ya da ötelenmesi gibi bir durum da söz konusu değildir. (...) Tasarrufla ilgili alınmış olan tek tedbir, İBB’nin cari borçlarının ödenmemesi olmuş. Gördüğümüz kadarıyla İBB’ye mal ve hizmet tedarik eden çok sayıda yüklenici uzun zamandır ödeme alamadığı için batma noktasına getirilmiştir. Belediye şirketleri çok kötü yönetilmiş, yönetiliyor… Şirketler istismar ediliyor ve karlılıkları azaldığı için Belediyeye kar payı veremedikleri gibi, maaş ve vergi ödemeleri için de belediyeye muhtaç durumdalar. Yazıktır, günahtır. Ülkedeki seçim ekonomisinin bedeli İstanbullulara ödetiliyor. Yazıktır, günahtır."İmamoğlu, İBB'nin müteahitlere, şirketlere, iştiraklere, firmalara, şahıslara vadesi geçmiş borcun 5,8 milyar TL olduğunu, 1 buçuk 5 milyarlık kısmın iştiraklere olduğunu, iştirakler ödeme alamadığı için ise taşeronlara ödeme yapılamadığını söyledi. İmamoğlu şunları ifade etti;
"İBB’nin borç yükü 2014 yılında 7,6 milyar TL iken, 3.8 kat artarak 2019 yılının ilk altı ayında 28,8 milyar TL olmuştur. Ancak belediyenin hizmetlerini yerine getirebilmesi, çalışanların maaşlarının ödenebilmesi için bütçede öngörülen en az 3,2 TL'lik ilave finansman ihtiyacı bulunmaktadır. İstanbul’un geleceği ipotek altına alınmış durumdadır. Ayrıca 28 Milyar TL’lik borç kadar da gelecekte ödenecek olan, anlaşması imzalanmış yatırım projeleri bulunmaktadır. Plansız, hesapsız yatırımlarla ağır taahhütlerin altına girilmiştir. Aralık sonuna kadar beklediğimiz gelirlerin toplamı 6,2 milyar liradır. Oysa ki Aralık sonuna kadar yapılması gereken ödemelerin toplamı 10,7 milyar liradır."İmamoğlu: Nakit akışının düzeltilmesi için acil kredi bulunacak
İBB Başkanı İmamoğlu ortaya koyduğu tablo ile ilgili çözüm yöntemleri arasında ilk olarak nakit akışının düzeltilmesi için acil kredi bulunacağını belirtti. İmamoğlu, İBB'nin tasarrufa gideceğini yineleyip şunları belirtti:
"Şirketlerin yönetimlerinin liyakat usulüne göre yenilenmesi ve gelirlerinin arttırılması. Bunun için de bir an evvel tüm iştiraklerin Olağanüstü Genel Kurullarının toplanması ve yeni yönetimlerle ilgili kararların alınması şarttır. Tasarruf tedbirlerinin hayata geçirilmesi, mevcut projelerin tek tek ele alınarak hızlandırılması gerekmektedir. (...) Belediyenin giderleriyle gelirlerini dengelemek ve yarım kalmış, aşırı yavaşlamış yatırımları sonlandırabilmek için bu meclise büyük bir görev düşüyor. Ama bunu yaparken de alınan kredilerin nereye nasıl harcandığını çok yakından, çok titizlikle takip edin, sorun, sorgulayın. Sorunu çözmenin tek yolu budur. (...) Aslında 2019 yılı bütçesi kabul edilirken, bu meclis 3.2 milyar liralık borçlanmayı öngörmüş ve bu borçlanma ihtiyacını kabul etmiştir. Bununla birlikte, biraz önce açık şekilde ifade ettiğim gibi, gelirlerde ortaya çıkan düşüş neticesinde bütçe açığı 4 Milyar daha artmaktadır. Bu nedenle ortaya çıkan toplam net borçlanma ihtiyacı 7,2 Milyar TL’ye yükselmiştir. Bu rakama kredi geri ödemelerini de eklersek, gerçek borçlanma ihtiyacı 9,8 Milyar TL’ye ulaşmaktadır."