Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım ÜFE) bu yılın nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 1,09, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30,75 arttı. TÜİK tarafından açıklanan rakamlar, tarım sektörü paydaşları tarafından sebze-meyve fiyatlarındaki yükselmenin nedeni olarak gösterildi.
Cevap niteliğinde
Ortaya çıkan tablonun, tarım ürünlerindeki fiyatların neden yüksek olduğu yönündeki sorulara cevap niteliğinde olduğunu belirten Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği Başkanı Akcan, “Nisanda bir önceki aya göre yüzde 1,09 artışla 162,35 değerini alan Tarım ÜFE, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30,75 ve 12 aylık ortalamalara göre de yüzde 18,12 yükseldi. Tarımda ÜFE rekor üstüne rekor kırıyor. Bu durumda fiyatlar nasıl düşşün? Ortaya çıkan rakamlar, tarım ürünlerindeki fiyatların yükselişine yönelik doğrultulan soruların yanıtıdır diyebiliriz” değerlendirmesinde bulundu.
Arz-talep dengesi
Sebze-meyve fiyatlarından komisyoncuların sorumlu tutulmasına anlam veremediklerini hatırlatan Başkan Akcan, komisyoncunun aldığı payın yasalarla belirlendiğini söyledi. Akcan, “Komisyoncunun kazancı yasal olarak yüzde 8’dir. Fiyatları arttıran bizler değiliz. Fiyatlardaki yükseliş girdi maliyetlerinin artmasından kaynaklanıyor. Gübre, tohum, su, elektrik, akaryakıt fiyatları düşerse tarım ürünlerinin fiyatı da aşağı yönlü hareket gösterir. Haller bir borsadır ve borsada bir ürün yoksa fiyatı değerlenir. Eğer ürün fazlaysa fiyatı aşağı yönlü hareket gösterir. Artış ya da düşen sebze-meyve fiyatlarının sebebi arz-talep dengesine bağlıdır” şeklinde konuştu.
Üretimden kaçış
Tarımda artan girdiler nedeniyle üreticinin zarar ettiğini, bu nedenle de üretimi terk eden çiftçi sayısının her geçen gün arttığına dikkat çeken Akcan, “Antalya, üretimden vazgeçen çiftçiler sıralamasında Türkiye’nin ilk sırada yer alan kentleri arasında yer alıyor. Tarımda ÜFE bu şekilde artış gösterdikçe çiftçinin üretimi terk etmesi gayet doğal bir süreç; çünkü insanlar o kadar emek gösterdikten sonra bir de üstüne maddi açıdan zarar ediyorsa bu işe devam etmez. Ortaya çıkan tabloyu kısaca özetlemek gerekirse artan girdi maliyetleri nedeniyle üretici de tüketici de zor durumda. Bu konuda mutlaka ilgili bakanlıkların ivedi bir şekilde önlemler alması gerekiyor” diye konuştu.Çiftçiye yansımadı
Ülke ekonomisinin iyi yolda ilerlediği yönündeki açıklamaları da eleştiren Akcan, “Geçtiğimiz yıl döviz tavan yaptı, sonra kur aşağı düştü. Ne hikmetse tarım girdi maliyetlerinde dövizden kaynaklanan fiyat artışları bir türlü geriye gelmedi. İlgili bakanlık temsilcileri, çiftçiye her türlü desteğin verildiği yönünde açıklamalarda bulunuyorlar. Tamam, biz hiçbir şey yapmıyorlar demiyoruz; ama bunlar yeterli değil. Çiftçi, desteğe ulaşamazsa üretimi bırakır. Çiftçinin üretimden çekilmesi demek ülke tarımının dışa bağımlı olması demek. Bu nedenle çok hassas davranılması lazım. Milli tarım politikaları oluşturulurken bu tarz konular üzerinde ince eleyip sıkı dokumak lazım” ifadeleriyle sözlerini noktaladı.
Veli AKOĞLU