Ankara’nın Çubuk ilçesinde 2019 yılında bir şehit cenazesinde yaşanan ve Türk siyasi tarihine geçen linç girişiminde yeni bir perde açıldı. Dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kendisine yönelik saldırıların odağında yer alan ve yargılama sonucunda 3 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılan Yakup Karakoç’u kabul etti.
İkilinin bir araya gelme nedeni, Kılıçdaroğlu'nun geçtiğimiz yıllarda yaptığı helalleşme çağrısına benzerdi. Fakat bu sefer mağdur Kılıçdaroğlu'ydu ve helallik isteyen Karakoç'tu.
Karakoç konuşmasında “Beni Kemal ağabeyimin yanına götürün. Ben yanına varayım. Özür dileyeyim. Elini öpeyim dedim. Allah ne muradın varsa versin.“ ifadeleri kullandı.
ÇUBUK BASKININDAN BUGÜNE NELER YAŞANDI?
Hatırlanacağı üzere Kılıçdaroğlu, Çubuk’taki cenaze töreninde bir grubun linç girişimine maruz kalmış, korumaları tarafından zorlukla bir eve sokulmuştu. O günlerde sert bir dille olayı eleştiren Kılıçdaroğlu, "Buraya taşıyanların kim olduğunu gayet iyi biliyoruz. Bunun hesabını soracağım. Kimse bizim şehit cenazelerine gitmemizi engelleyemeyecektir. Militanları toplayıp buraya taşımak her şeyden önce şehitlere ve ailelerine saygısızlıktır" diyerek tepkisini dile getirmişti. Soruşturma kapsamında Karakoç dahil birçok isim yargılanmış, adalet önünde hesap vermişlerdi. Aradan geçen yıllar, tarafları bu kez bir husumetle değil, kucaklaşma karesiyle yan yana getirdi.
'HELALLEŞMEK İÇİN GELDİYSENİZ BAŞIMIN ÜSTÜNDE YERİNİZ VAR'
Görüşme sırasında kameralara yansıyan diyaloglar, Kemal Kılıçdaroğlu’nun affedici tavrını bir kez daha ön plana çıkardı. Kendisinden helallik isteyen Karakoç’u nezaketle karşılayan Kılıçdaroğlu,
"Sadece insanı değil, Allah'ın yarattığı her şeyi severim ben. Hepsine saygı duyarım ben. Yüce Yaradan hepimizin günahlarını affetsin. Hepimizin kusuru var, insanız. Hata insana özgü bir kavramdır. Dolayısıyla siz helalleşmek için geldiyseniz başımın üstünde yeriniz var"
SİYASETİN GERGİN DİLİNE KARŞI KARDEŞLİK VURGUSU
Toplumdaki kutuplaşmanın ancak karşılıklı saygı ve sevgiyle aşılacağını vurgulayan Kılıçdaroğlu, konuşmasında bilimin ve aklın önemine de değindi. Kılıçdaroğlu sözlerini şu çarpıcı ifadelerle sürdürdü:"Bizim birbirimizi sevmemiz lazım, birbirimize saygı duyamamız lazım. Farklı fikirler kadar değerli bir şey yoktur, dünyayı ileriye taşıyan farklı fikirlerdir. Yüce yaradan Kur'an'da der ki 'Aklınızı kullanmıyor musunuz?' Aklımızı kullanmak zorundayız. 'Alimin mürekkebi şehidin kanından daha değerlidir' demiş sevgili peygamberimiz. Dolayısıyla aklı kullanmak, bilimi, ilimi geliştirmek hepimizin ortak görevidir. Biz bunu yaptığımız zaman zaten toplum ilerler, kardeşlik ilerler. Kin şeytana özgü bir kavramdır. Anadolu'nun neresine gitseniz mutlaka bir türbe görürsünüz, mutlaka bir inanç merkezi görürsünüz. Bütün bunların tamamını biz hepsini kucaklamak zorundayız. Hepsini kucakladığınız zaman Türkiye'de barış olur. Bunu biraz karıştıranlar politikacılar. Ben o politikacılardan değilim. Yüce yaradan da 'Kul hakkıyla gelme, diğerlerini affedeceğim' diyor. Biz de kul hakkı yememeye özen gösteririz."