“Teşkilatımız Yıllardır Bu Konunun Takipçisidir”
Saadet Partisi Antalya teşkilatının ve geçmiş dönem il başkanlarının yıllardır EXPO alanıyla ilgili kamuoyunu uyardığını belirten Sarıcalar, şunları kaydetti:
“Önce kıymetli tarım arazileri üzerine kurulan, ardından birkaç organizasyon sonrasında atıl vaziyette bırakılan EXPO alanı hakkında bugünlerde yaşanan yeni genişletme ve hızlı kamulaştırma çalışmalarını büyük bir endişeyle takip ediyoruz. Antalya’nın verimli tarım arazilerinin bir kez daha ziyan edilmesine sessiz kalmamız mümkün değildir.”
“EXPO’dan Hiç Ders Alınmamış”
EXPO’nun yapılışından yer seçimine, kullanım tercihlerinden yönetimine kadar birçok yanlışın bir araya geldiğini ifade eden Sarıcalar, “Yıllardır atıl durumda bırakılan bu yapıyla ilgili hiçbir ders alınmadığı, bugün yapılan yeni kamulaştırma ve genişletme çalışmalarıyla açıkça görülmektedir” dedi.
“64 Bin Metrekare Yeni Tarım Arazisi Kamulaştırılıyor”
Kasım 2026’da Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Konferansı (COP31) için otopark ve altyapı çalışmaları gerekçe gösterilerek 64 bin metrekarelik tarım arazisinin kamulaştırıldığını belirten Sarıcalar, şu ifadeleri kullandı:
“2016 yılından bu yana Antalya halkının anlam veremediği EXPO alanının, şimdi de yeni tarım arazilerini yutarak hangi iklim faydasını sağlayacağı merak konusudur.”
“İklim Konferansı İçin Tarım Arazilerinin Betonlaşması Trajikomedidir”
COP31’in iklim temalı bir organizasyon olduğuna dikkat çeken Sarıcalar, “Birinci sınıf tarım arazileri üzerine kurulan EXPO alanında, yine iklim konferansı gerekçesiyle 64 bin metrekare yeni tarım arazisinin betonlaştırılması en hafif ifadeyle bir trajikomedi örneğidir. Bu durum, organizasyonu düzenleyenlerin ve ev sahipliği yapanların iklim konusundaki samimiyetini de gözler önüne sermektedir” diye konuştu.
“Bu Ne Perhiz, Bu Ne Lahana Turşusu?”
Son dönemde tarım arazilerindeki kaçak yapılaşmalara karşı önlemlerin artırıldığına dikkat çeken Sarıcalar, hükümetin tiny house’lardan prefabrik yapılara kadar birçok konuda kısıtlayıcı düzenlemeler yaptığını hatırlatarak şunları söyledi:
“Vatandaşa tarım arazilerini koruma çağrısı yapılırken, devlet eliyle EXPO için yeni tarım alanlarının yapılaşmaya açılması büyük bir çelişkidir. Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusudur?”
İmam-ı Azam’ın “Bal Yeme” Hikâyesini Hatırlattı
Sarıcalar, yaşanan süreci İmam-ı Azam Ebu Hanife ile bal yemeyi çok seven çocuk arasında geçen meşhur kıssayla değerlendirdi.
“İmam-ı Azam, bal yemeyi bırakmadan çocuğa ‘bal yeme’ dememiştir. Çünkü insanın önce kendi nefsinde uygulamadığı bir şeyi başkasına tavsiye etmesi etkili olmaz. Devlet de vatandaşından istediği davranışı önce kendisi en iyi şekilde uygulamalıdır. EXPO örneği ortadayken Antalya halkına ne anlatabilirsiniz?” ifadelerini kullandı.
“COP31 Şimdiden 442 Milyon Liraya Mal Oldu”
EXPO ve COP31 için yapılan harcamalara da dikkat çeken Sarıcalar, şu bilgileri paylaştı:
“2016 yılında 121 bin metrekare tarım arazisi üzerine kurulan EXPO’nun yapım maliyeti 1 milyar 720 milyon lira olmuştur. Bugüne kadar bakım, onarım ve işletme giderlerinin de yaklaşık 1,5 milyar lirayı bulduğu ifade edilmektedir. COP31 için gerçekleştirilen 64 bin metrekarelik genişletme ve yeniden yapılandırma çalışmalarında ise yalnızca kamu ihaleleri kapsamında bugüne kadar 442 milyon 440 bin lira harcanmıştır. Toplam maliyetin ne kadar olacağı ise henüz bilinmemektedir.”
“Bu Bir Zihniyet Meselesidir”
Açıklamasının sonunda yaşananları bir zihniyet sorunu olarak değerlendiren Sarıcalar, şunları söyledi:
“2016’dan bu yana Antalya’ya yaşatılan bu israf ve liyakatsizlik tablosunun benzerleri ülkemizin birçok şehrinde görülmektedir. Milyarlar harcanan dinozor parkları, bataklık alanlara yapılan kamu binaları ve hastaneler bunun örnekleridir. Zihniyet değişmediği sürece bu yanlışların önüne geçmek mümkün değildir. İlk seçimlerde Antalya halkının ve kıymetli hemşehrilerimizin bu fütursuz yönetim anlayışına gereken cevabı vereceğine olan inancımız tamdır.”