Son aylarda açıklanan enflasyon verileriyle birlikte ekonomi yönetiminin “dezenflasyon süreci hızlanıyor” söylemi öne çıkarılırken, açıklanan rakamların beklentilerin üzerinde kalması dikkat çekti. Tam da bu süreçte Türkiye İstatistik Kurumu Başkanı Erhan Çetinkaya’nın görevden alınması, kulislerde farklı iddiaların konuşulmasına neden oldu.
EKONOMİDE GÖRÜŞ AYRILIĞI MI VAR?
Ekonomi çevrelerinde dillendirilen iddialara göre; Hazine ve Maliye yönetimi baz etkisi, sıkı para politikası ve iç talepteki daralma nedeniyle enflasyonda daha sert bir geri çekilme bekliyordu. Ancak TÜİK’in yayımladığı verilerin bu beklentiyi karşılamaması, kurum içinde bir görüş ayrılığı yaşandığı ileri sürüldü. Özellikle memur ve milyonlarca emekli maaşını yakından ilgilendiren enflasyon rakamları sürekli beklentilerin altında açıklanıyordu.
TÜİK ENFLASYONDAKİ ARTIŞI TEYİTLEMİŞTİ
Çünkü TÜİK, geçtiğimiz hafta içi açıkladığı Nisan ayı enflasyon verisine göre, aylık enflasyon yüzde 4.18 artarken, yıllık enflasyon 32,37 olarak açıklandı. İşte krizin bu verilerin açıklanması sonrası büyüdüğü ifade edildi.
BAKANLIKTAN YALANLAMA GELDİ
Hazine ve Maliye Bakanlığı cephesi ise ortaya atılan iddiaları yalanları. Bakanlık kaynakları, TÜİK’in uluslararası standartlara göre çalışan bağımsız bir kurum olduğunu vurgularken; görev değişimlerinin “idari tasarruf” kapsamında gerçekleştirildiğini kaydetti.
TÜİK’E MÜDAHALE YAPILMIYORMUŞ
Resmî açıklamada, kurumun veri üretim süreçlerinde herhangi bir siyasi müdahalenin söz konusu olmadığı belirtilirken, kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algının “dezenformasyon” niteliği taşıdığı ifade edildi.
TÜİK TARTIŞMASI ESKİLERE DAYANIYOR
Ancak bu açıklamalar tartışmaları tamamen sona erdirmiş değil. Özellikle geçmiş yıllardan bu yana kamuoyunda oluşan “hissedilen enflasyon” ile açıklanan resmi veriler arasındaki fark tartışması, TÜİK üzerindeki güven krizini derinleştiren başlıklardan biri olmaya devam ediyor.
TÜİK’E GÜVEN KALMADI
Ekonomistler ve piyasa aktörleri açısından mesele yalnızca bir görev değişimi değil. Asıl tartışma, Türkiye’de ekonomik verilerin güvenilirliği ve kurumsal bağımsızlığın ne ölçüde korunabildiği noktasında düğümleniyor ve başlıyor.
ENFLASYON VERİSİ HER ALANI ETKİLİYOR
Çünkü enflasyon verileri; maaş zamlarından kira artışlarına, faiz politikalarından yatırım kararlarına kadar ekonominin ve dolayısıyla vatandaşın yaşamanın hemen her alanını doğrudan etkiliyor. Bu nedenle TÜİK yönetiminde yaşanan her değişiklik, piyasalar da yalnızca bürokratik bir atama olarak değil, ekonomi yönetiminin yön arayışı olarak okunuyor.
GÖZLER YENİ YÖNETİMDE
Yeni yönetim ile birlikte önümüzdeki ay açıklanacak enflasyon rakamları da şimdiden merakla beklenmeye başladı. Özellikle yeni yönetimin izleyeceği yaklaşım, veri setlerinde olası revizyonlar ve enflasyondaki seyir yakından takip edilecek.
Muhabir: Cihat Yunus İzmirli /MG