Akcan: “Kimsenin tekelinde değil”
GÜNDEM
- 02-11-2018 23:18
1001 kez okundu.
Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği Başkanı Nevzat Akcan, sebze fiyatlarındaki artışın tek elden kaynaklanmadığını belirtti.
Antalya Ticaret Borsası (ATB) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır’ın kent tarımıyla ilgili deprem etkisi yaratan açıklamalarının, sektördeki artçı sarsıntıları devam ediyor. ATB Ekim Ayı Meclis Toplantısı’nda konuşan Başkan Çandır’ın, “Çiftçilikten vazgeçenler iller sıralamasında Antalya 5 bin sayısıyla ilk sırada. İnsanlar üretimden vazgeçiyor ve bu konunun dikkate alınması gerekiyor. Enflasyon ne zaman çıkarsa çıksın bir günah keçisi aranıyor. Tarlada 50 kuruş, markette 8 lira diye fiyat lanse etmelerin getirdiği bir fatura bu. Eğer tarımda bir şeylerin olmasını istiyorlarsa üretimden önce, üreticileri bir araya getirerek belirli organizasyonlarla maliyetleri düşürecek yöntemler bulunmalı diye düşünüyorum” cümlelerini değerlendiren Antalya Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği Başkanı Nevzat Akcan, Başkan Çandır’ın görüşlerine tamamen katıldıklarını vurguladı.
Soğan el yakacak
Ocak-Şubat döneminde soğan fiyatlarının 8-10 liraya yükseleceğinin öngörülmesiyle ilgili açıklamalarda bulunan Toptancı Hal Yaş Sebze ve Meyve Komisyoncuları Derneği Başkanı Akcan, “Sayın Çandır’ın soğan fiyatlarıyla ilgili yaptığı açıklamalar gerçeği yansıtıyor. Konuyla ilgili araştırmalarım oldu ve özellikle Ankara tarafında soğanda bir çürüme olduğunu öğrendim. Aynı domatesteki gibi, tuta gibi bir zararlının neden olduğu hastalık nedeniyle depolardaki soğanların yüzde 60’ı çürümüş. Buna bağlı olarak soğan piyasasında bir açık mevcut ve bu da önümüzdeki aylarda soğan fiyatlarının yükselmesi anlamına geliyor” diye konuştu.
Fiyatlar tek elden çıkmıyor
Geçmişte bazı ürünlerde yaşanılan fiyat artışlarının komisyonculardan kaynaklandığı yönündeki açıklamaları da hatırlatan Başkan Akcan, “Soğandaki tablo ortada ve fiyat artışı ben geliyorum diyor. Patates, soğan ve domates fiyatlarında geçtiğimiz aylarda yaşanılan fiyat artışlarında komisyoncular öne sürüldü; ama bu konuda bizim yaptırımımız yok. Sadece bizim değil üreticinin, tüccarın da fiyatların artmasında yahut düşürülmesinde bir etkisi söz konusu değil. Fiyatlar arz-talep durumu direk etki sağlıyor. Depocunun elindeki soğan stoğu azaldı, şimdi bu ürüne talep olunca fiyatlar otomatik artacak. Bunda ne üreticinin, ne komisyoncunun ne de bir başkasının suçu var. Ürün fazla, tüketim az olunca fiyat düşüyor ya da tam tersi oluyor. Burada arz-talep dengesi kimsenin tekelinde değildir” dedi.
Çiftçi kaçıyor
Üretici sayısındaki azalma konusunda önemli noktalara parmak basan Akcan, “Artan girdiler nedeniyle para kazanamayan çiftçi üretimden kaçıyor. Şu an kimse, hatta bunun içerisinde kendi ailelerimiz de yer alıyor, tarım yapmak istemiyor. Böyle giderse insanlar üretimden tamamen elini çekecek, bir yerde asgari ücretle çalışmayı tercih edecek. İnsanları kaçırmamız lazım. Bugün şöyle bir tarım yapılan alanları gezerseniz arazilerin bomboş olduğunu görürsünüz. Bize ürün getiren birçok arkadaşımız, kar edemediği gerekçesiyle üretimi bırakacağını belirtiyor. Maliyetler çok yüksek, öyle ki bir dönüm seranın maliyeti 15 bin lirayı buluyor” ifadelerini kullandı.
Değişime değil, şekline karşılar
Yeni Ekonomik Program kapsamında komisyoncuların kaldırılacağının açıklanması hususunda da bilgi veren Akcan, “Üreticilerin yüzde 95’i komisyoncuların kaldırılmasına karşı çıkıyor. Biz üreticilerle bir aile gibiyiz ve elimizden geldiği kadarıyla kendilerinin her türlü taleplerine cevap verme uğraşı gösteriyoruz. Biz yapılmak istenene karşı değiliz; ama bu şekilde yapılmasına karşıyız. Komisyonculuğu hemen kaldırırsanız üretici havada kalır. Üretici havada kalırsa üretmekten vazgeçer. Bunun olması için yetkililerimiz, planladıkları aşamaları hayata geçirsinler; ama komisyonculuk devam etsin. Zaten üretici yeni uygulamalardan memnun kalırsa komisyonculuk kendi kendine ortadan kalkacaktır. Komisyonları bir günde ortadan kaldırmanın kimseye bir yararı olmaz. Burada önemli olan komisyoncular değil, önemli olan tarımsal üretimi ayakta tutmak” şeklinde konuştu.
Üretici komisyoncudan yana
Öte yandan komisyoncuların kaldırılmasıyla ilgili görüşlerini aldığımız üreticilerin tamamıysa bu duruma karşı çıktıklarını söylediler. 54 yaşındaki Hüseyin Butgül, “40 senedir çiftçilik yapmaktayım. Komisyoncu kalkarsa biz malımızı kime güvenip vereceğiz. Adam malı aldı, sonra kaybol diyelim, o zaman ne olacak? Harçlığımızı bile komisyoncu arkadaşlarımızdan aldığımız zaman oluyor. Sıkışık olduğumuz zaman bize her türlü desteği sağlıyorlar. Onlar olmazsa muhtemel bizler de tarıma devam etmeyiz” derken, Cengiz Kurşun, “Komisyoncular olmadan bizim ayakta kalmamız mümkün değil” diye konuştu. Bir başka üretici Nuri Karagöz ise “Eğer tarımı tamamen bitireceğiz, çiftçi ortadan kalksın diyorlarsa komisyoncuları kaldırabilirler” şeklinde görüş paylaştı.
Ürünler gümrükten dönüyor
Son olarak Rusya gümrüğünde yaşanılan sıkıntıların sürdüğünü belirten Akcan, bu konuyla ilgili şunları aktardı: “Gümrükten tırlarımız geri dönüyor. Rus gümrüğünde yapılan keyfi uygulamalar nedeniyle ihracatçı arkadaşlarımızın tırlarının yüzde 15’i geri çevriliyor. Biyolojik mücadelede kullandığımız yararlı böceklerden 1 tanesinin dahi araçlarda bulunması o tırın geri döndürülmesine neden oluyor. Bu nedenle diplomasi trafiğinin bir an önce arttırılarak bu tarz sorunların ortadan kaldırılmasında büyük fayda var. Şu an Irak Antalya tarımına can suyu oldu. Üretimi tamamlanan domateslerimizin büyük kısmı Irak’a ihraç ediliyor. Domateste ihracatın devam etmesi maliyetler karşısında zor günler geçiren üreticiyi ayakta tutuyor.”
Veli AKOĞLU