"Düşünce hürriyetine büyük darbe vuruldu"

Saadet Partisi İl kadın kolları tarafından tertip edilen toplantı ile belediye başkan adayları ve meclis üyesi adayları bir araya geldi

POLİTİKA - 26-02-2019 00:51 1080 kez okundu.

Toplantıda konuşan Saadet Partisi Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Ali Aktaş önemli bir seçimin arifesinde olduklarına dikkat çekti. Türkiye’nin 1989’da yerel seçimlerde solun iktidar olduğu bir dönem yaşadığını hatırlatan Aktaş: “Bu dönem içerisinde toplum büyük bir çürüme ile karşı karşıya kaldı. Bu çürümenin haberlerini her gün gazetelerden okuduk, televizyon ve radyolardan dinledik. O dönemde yolsuzluk haberleri toplumu ciddi şekilde rahatsız ediyordu. Adalet arayışının ve rüşvete bulanmış “benim memurum işini bilir” anlayışının toplumda yarattığı rahatsızlık Refah Partisini hızla büyüttü” şeklinde konuştu.
Bugün yaşananların 90’lı yılları aratmadığını söyleyen Aktaş: “Bugün farklı olan bir şey var. bugün haber yapılmıyor. Bugün yolsuzluk haberini yapanların ya medyalarına el konuluyor ya gazeteleri kapatılıyor ya da hapis cezası alıyor. 60 yaşındaki adamın ülkedeki krize dair konuşma hürriyetini kendinde bulamadığı bir dönemde yaşıyoruz” diyerek düşünce hürriyetine büyük darbe vurulduğuna işaret etti.

Ülke sömürülüyor
Adrese teslim ihaleler aracılığı ile ülkenin ciddi anlamda sömürüldüğünün altını çizen Aktaş daha geçen aylarda Antalya’da buna benzer bir olayın yaşandığını da dile getirdi. Aktaş: “ Manavgat’ta atık su arıtma ve rehabilitasyon tesisi kuruluyor. 33 milyon liraya belediye ihale etmiş. Biz Sayıştay raporundan öğreniyoruz ki ihaleyi alan firma bu tesisi 31 milyon liraya başka bir taşerona devretmiş. Yani 2 milyon lirayı hiç kazma kürek vurmaksızın taşerona bırakıp gitmiş. Böylesi ciddi bir israf ekonomisi ile karşı karşıyayız” diyerek yaşanan yolsuzluklara dikkat çekti.
“Bir takım yandaş sivil toplum kuruluşlarına yapılan yardımlara bakıldığında Türkiye’nin çok ciddi bir yağma düzeni ile karşı karşıya olduğunu görüyoruz” diyen Aktaş son 16 yıl içerisinde AK Parti’nin kendi yandaşlarından başka kimseyi devlet kadrolarına almadığını, kendi yandaşlarına ihaleleri dağıttığını ve kamunun tüm imkanlarını onlara sunduğunu da dile getirdi.

Liyakate değer verilmeyen bir dönemdeyiz
Aktaş sözlerini şöyle sürdürdü: “Kimsenin kendilerinden hesap sormayacağının güvencesi ile bu işleri yapıyorlar. Örneğin son 16 yıldır hiçbir alevi atanmadı, devlet kadrolarında işe alınmadı, hakim veya kaymakam olamadı. İnsanlar KPSS’den 95 puan aldığı halde mülakatta 55 puan verilerek eleniyor. Sınavda 1. olanlar mülakatta ve güvenlik soruşturmalarında eleniyor. Mülakat sistemi AK Parti’nin yaptığı en ahlaksız uygulamalardan biridir. Türkiye’de liyakate değerin verilmediği bir dönem yaşanıyor. Eğer biz de iktidara gelince böyle uygulamalar yapacaksak Rabbim bize iktidar nasip etmesin.”
Adalet üzerine kurulu bir Türkiye inşa etmek istediklerini de aktaran Aktaş: “ Yağma düzeni devam edecekse, yakınlarınız iş bulup ihale alacaksa, ihale verdiğiniz firmalar seçim yardımları yapacaksa, belediyelere kiraladığınız araçlar seçim araçlarınız haline gelecekse siz belediye ve iktidara talip olmayı bırakmalısınız çünkü öteki tarafta bunun hesabı verilecektir. Türkiye’de değiştirilmesi gereken bu anlayıştır. İnsanlar büyük çürümenin karşısında Müslümanlar, alnı secde görenler asla yolsuzluk yapmazlar, rüşvet almazlar bu insanlara güvenelim diyerek sizlere oy verdi” ifadelerini kullandı.
Son 16 yıllık AK Parti iktidarında insanların dindarlık iddiasındaki kimseye güvenemeyecek hale geldiklerini de belirten Aktaş: “Bu ahlaki, ekonomik ve bürokratik çürümeyi Türkiye dindarlar eliyle yarattı. Bugün ki tablodan daha iyisini inşa edecek olan sosyoloji de buradan çıkacak çünkü toplumun yüzde 70’i muhafazakar ve dindardır. Bu yarayı iyileştirecek olan da onlardır” dedi.

Alternatif olmak zorundayız
Geçen seçimde insanlara farkındalık kazandırdıklarını söyleyen Aktaş: “İnsanlar dindarlar arasında liyakate önem veren, çalmayan, çırpmayan ve ilkeleri olan insanlar olduğunu fark etti. Alternatif biz olmak zorundayız. Değişimi yapmak zorundayız. Eğer 5 yıl daha bunlar iktidar etmeye devam ederlerse sokaklarda başörtülü insanları gören kişiler onları kıyıcı, yolsuz ve arsız olarak etiketleyecektir” diyerek bu algıyı değiştirmek zorunda olduklarına vurgu yaptı.
Kadın kollarının önemine de dikkat çeken Aktaş: “Türkiye’nin yüzde 50’si kadındır. Siyasette çok önemli bir yere sahiptirler. Onları sahada görmek isteriz. Algıyı değiştirecek olan da kadınlarımızdır” dedi ve belediyeleri kazanmaya başlayan bir Saadet Partisinin ortaya çıktığını ifade ederek sözlerini sonlandırdı.

Bu seçim bizim için çok önemli
Daha sonra konuşan Saadet Partisi Antalya İl Başkanı Ramazan Düzen her seçimin önemli olduğunu dile getirdi. Düzen: “Bu seçim Saadet Partisi için çok daha önemlidir. Hep birlikte göreceğiz ki bu seçimlerde büyük bir sıçrama olacak. 1 Nisan itibariyle de Allah’ın izniyle başka bir Türkiye’yi konuşma sürecine gireceğiz” dedi.
Türkiye’nin dört bir yanında bir heyecan olduğunu ifade eden Düzen: “Her ne kadar bazı grup ve zümreler başta Cumhurbaşkanı olmak üzere bizi zillet ittifakı, illet ittifakı, 4’lü çete gibi uyduruk ve banal ifadelerle ilkesiz ve niteliksiz hakarete maruz bıraksa da böyle bir şey yoktur” diye konuştu.

Türkiye’nin her yerinde seçime giren tek partiyiz
Antalya’da 19 ilçe ve büyükşehir olmak üzere 20 seçim bölgesinde ve Türkiye’de de toplam 1389 seçim bölgesinin tamamında seçime giren tek partinin Saadet Partisi olduğunu hatırlatan Düzen: “Saadet Partisi kendi adaylarıyla, kendi logosuyla ve kendi partisiyle seçime girmektedir. Dolayısıyla bir ittifakın içinde değildir. Bundan önce bir ittifakın içinde oldu. Aslında bu ittifakın adı seçim işbirliğiydi ve o gün Saadet Partisi birlikte ittifaka girdiği CHP ve İYİ Partiye oy vermedi. Saadet Partisi’ne oy verdi. Aslında ittifak içinde olduğu partilerde Saadet Partisi’nin rakibiydi. Birilerinin bizi bir noktaya kanalize etmesini asla doğru bulmuyoruz ve bunu ithamvari ve iftiravari bir tutum olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı.
Böyle bir şeye ihtiyaç duymadıklarını belirten Düzen: “Her şey yalan.  Dünyanın 4 bir yanında oluk oluk Müslüman kanı akıtılırken, adın ne olursa olsun, ne kadar tereddüt edersen et, değil mi ki vahşi kapitalizmin, siyonizmin ve emperyalizmin yolunda yürüyorsan hiçbir işe yaramaz. Adalet uğruna ne yaptığın önemli. Aldığın oyun ülkeyi yönetmenin hiçbir anlamı yoktur. Öyleyse Saadet Partisi yarım asırlık mücadelesinde asla temel esaslarından taviz vermemiş ve o temel esaslara göre hareket etmiştir” dedi.

Diyanet- Sen’ e sitem
Geçtiğimiz günlerde cam piramitte yapılan Diyanet-Sen toplantısına da değinen Düzen: “Rahmetli Erbakan hocamızın kurduğu Diyanet-Sen’in Genel Başkanı Mehmet Bey bütün Diyanet- Sen üyeleri ile birlikte Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel ile kahvaltı yaptı. Peki Diyanet-Sen, imamları o caminin veya o mahallelerin temsilcisi yapmanız camileri de seçim karargah merkezi yapmanız için mi kuruldu? Erbakan hocam Memur-Sen’i memurlar 3 kuruş daha fazla para kazansın diye kurmuştu. Bizim Memur-Sen’i kurmamızın sebebi helal 2 lokmanın, haram 12 lokmadan daha büyük olduğunu tüm insanlığa anlatmaktı. Zaten 2 kere 2’nin 4 olduğunu matematikçiler öğretecek fakat biz kulluk bilinci gereği helal lokmayı evlatlarımıza anlatacağız” diye konuştu.
Diyanet-Sen’in Genel Başkanı’nın “ben bugün siyaset yapmaya geldim. Erbakan Hocayı rahmetle anıyorum ama Erbakan Hoca’nın davasına ihanet edenlere yazıklar olsun” cümlesini de hatırlatan Düzen: “ Şu küstahlığa, şu alçaklığa, şu haysiyetsizliğe bakın. Utanmadan bunu bize söylüyor” dedikten sonra bu sözlere şöyle cevap verdi: “ Sosyal medya ve sizin aracılığınızla ona haykırıyorum. Ey Diyanet-Sen Genel Başkanı, sen dün menderes türel ile yaptığın kahvaltıda islam’ın hangi usul ve esaslarını istişare ettin? Yoksa hipodrom yapmanın ne kadar faziletli olduğunu mu mütalaa ettin?” diyerek bu sorulara cevap istedi.

İmamlara seslendi
İmamlara seslenen Düzen: “İmam kardeşlerime sesleniyorum! Siz onların niteliksiz ve kirli politikasına alet olmayın. Siz kıymetli insanlarsanız. Mahallenizdeki eşkıyalardan da evliyalardan da mesul olan sizlersiniz. Bunun bilinci içinde vazifenizi yapınız. Politikaya alet olmayınız. Olacaksanız memurluktan hemen istifa edip AK Parti’den veya başka partiden aday olup nerde siyaset yapacaksanız yapın. Ama kendinize geliniz. Siz bunu yaparsanız bu toplum çürür” ifadelerini kullandı.

Dimdik ayaktayız
Saadet Partisi’nin dimdik ayakta olduğunu da belirten Düzen: “Önemli olan nasıl düştüğünüz değil nasıl ayağa kalktığınızdır. Saadet Partisi dimdik ayaktadır ve mücadelesini şevkle devam ettirmektedir. Allah’ın izniyle Korkuteli Belediyesi’ni alacağız. Adıyaman’ı alacağız. Ordu’yu alacağız. ” diyerek alınacak her bir oyun çok kıymetli olduğunu vurguladı.
1989 yılında 5 belediye ile başlayıp 1994’te ki seçimde Türkiye’nin üçte ikisini oluşturan bölgeleri idare ettiklerini söyleyen Düzen: “İktidarı kazanan Refah Partimiz tarihin en büyük hizmetlerine imza attı. Şimdi aynı heyecanı ve aynı motivasyonu görüyorum. Bütün dava kardeşlerimizin “bir tek oy bir dünyadır” şiarıyla çalışması gerektiğini ilan ediyorum” dedi.

Kadın kollarımız iktidarı sallayacak
Seçimde kadınların çalışmalarının da büyük önem arz ettiğine değinen Düzen: “Bu manada kadın kollarımızın, analarımızın, bacılarımızın yapacağı faaliyetler çok değerlidir. 1989’ da “beşik tutan eller iktidarı sallıyor” cümlesiyle başlayan bu süreç bizleri bu günlere getirdi. Şu anda da Antalya’da beşik tutan o ellerin iktidarı sallayacağını görür gibiyim. Bu duygu ve düşünce içinde yapacağınız her çalışmanın sadece Antalya’nın değil bütün insanlığın huzur ve saadetine vesile olması temennisindeyim” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Saadet Partisi Antalya Kadın Kolları Başkanı Zübeyde Güler: “Bizim burada toplanma amacımız kadın kolları olarak belediye başkan adaylarımızı daha yakinen tanımak ve aramızdaki bağın daha da güçlenmesini sağlamaktı. Kadın kolları olarak bütün gücümüzle tüm adaylarımızın yanlarında yer alacağız. İnşallah bu seçimlerden büyük zaferlerle çıkmayı rabbim bize nasip etsin” diyerek çalışmalarını sürdüreceklerini dile getirdi.

Ülkenin kaynaklarını yeme peşindeler
Saadet Partisi Karargah Başkanı Hasan Güldal da gündeme dair konuştu. Birilerinin kol kola ülkenin kaynaklarını yeme peşinde olduğunu ifade eden Güldal: “Diyanet- Sen kendi parasını faize yatırıyor. En büyük faizi de hükümet veriyor. Al gülüm ver gülüm diyerek işi yürütüyorlar. Fakat muhasebe yapabilen din görevlilerine şunu hatırlatmak isterim; yediğinizin kaynağını araştırın, eğer midenize haram lokma girmişse tövbe edin çünkü haram lokma yiyenin ibadetini Cenab-ı Hak 40 gün kabul etmiyor. Siz o cemaatin önüne geçip namaz kıldıracaksınız. Yediğiniz haram lokmalar ile kıldırdığınız namazın vebalini yarın ödeyemezsiniz” diyerek imamları uyardı.

Yalnız Antalya’da değil pek çok şehirde de çeşitli sıkıntıların olduğunu ifade eden Güldal: “Ankara’daki seçim büromuz polis zoruyla boşaltıldı ve AK Parti bayrakları asıldı. Zulüm bu denli ileri gitti” diyerek yapılanları kınadı.

Seçim sürecinde herkesten destek beklediklerin de aktaran Güldal sözlerini şöyle sürdürdü: “Karargahta bizi yalnız bırakmayın. Kardeşlerimizi bu noktada eksik buluyorum. Yeterli çalışma yapılmıyor. Seçime 33 gün kaldı. 33 günlük süreci birlikte geçirelim. Ulaştığımız insanlar bizi destekliyor. Biz onlara dokunup temas etmezsek medya aracılığıyla iktidardakiler onların aklını karıştırmaya devam edecek. Yalanla dolanla onları istedikleri yerlere sürükleyecek. Dolayısıyla bizim o insanlara ulaşıp “bunların söyledikleri doğru değil. biz ittifak içerisinde değiliz. Kendi adaylarımızla seçime giriyoruz” dememiz yeterlidir. İnsanlara ittifak içinde olmadığımızı anlatmamız gerek.”

Ülkenin geldiği durumun vahametinden de bahseden Güldal: “Seçim sonrasını çok ta hayal etmek istemiyorum. Bunlar memurun, emeklinin maaşını ödeyemeyecek duruma geldiler. Dünyada itibarları sıfırlandı. Para bulamıyorlar. Dolayısıyla bir girdaba doğru gidiyorlar. Malımızla mülkümüzle biz fakirleştirildik, hiçbir şey para etmiyor. Malın olsa ne olacak ki para etmiyor. Bu ülke felakete doğru sürüklenirken ve bu gemi batarken hepimiz de felakete doğru gidiyoruz” dedi.

“Toplum tefeciye, faizciye, kumarcıya destek veriyor sonra ellerini açıp “Allah’ım hayırlısını ver” diye dua ediyor.  Sen hayırlısını değil belanı istiyorsun kardeşim” diyen Güldal bu duaların kabul olmayacağını söyledi. Güldal bu noktada kendilerine düşenin toplumun felaketlerden ve musibetlerden kurtulması için çalışmak olduğunu belirtti.
33 günlük süreyi iyi değerlendirmek gerektiğini vurgulayan Güldal: “Aktif zamanınızı siyasete ayırmanızı istiyorum. İşimizden izin alalım, erteleyebildiğimiz işleri erteleyelim ve arazi çalışmalarına odaklanalım. Bir kişi de olsa ona ulaşmak için çaba harcayalım” diyerek destek çağrısında bulundu.

İlçe Belediye Başkanları adına konuşan Aksu Belediye Başkan Adayı Yusuf Hatip: “İnşallah hak davasının mutlak temsilcileri olarak uzun yıllar burada olacağız. Hiç korkmayın. Biz inanıyoruz. Zafer yakındır. Nefsimiz için değil Allah rızası için siyaset yapıyoruz. Biz hiçbir zaman güç merkezlerinin yanında olmadık. Eğilmedik, bundan sonra da eğilmeyeceğiz. Her yerde “biz Allah’a kulluk ediyoruz ondan başkasını mabud edinenlerin yanında değiliz” deyin” diyerek haram ve zulme dayalı bir iktidarın yanında olamayacaklarını belirtti.
Ceylan YAŞAR
 
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Saadet Gençlik’te Görev Değişimi

Saadet Gençlik’te Görev Değişimi

09-06-2026 - POLİTİKA

Güler; “Mahalle temsilcilerimiz partimizin mahalledeki gözü, kulağı ve vicdanıdır”

Güler; “Mahalle temsilcilerimiz partimizin mahalledeki gözü, kulağı ve vicdanıdır”

12-05-2026 - POLİTİKA