Cumhurbaşkanı ve Ak Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, ATO Congresium'da "Ankara'nın Enleri Ödül Töreni'ne katılarak, sanayici ve iş insanlarıyla iftarda bir araya geldi. Ödül töreninde YSK'nın iptal ettiği ve yenileme kararı aldığı İstanbul seçimine ilişkin konuşan Erdoğan, Kılıçdaroğlu'nun YSK kararına ilişkin açıklamalarını hedef aldığı konuşmasında İmamoğlu'nu kast ederek "Bu kişinin tek icraatı, mahkeme kararıyla durdurulan ve nereye götürüleceği belli olmayan belediye veri tabanının kopyalanması teşebbüsüdür, tek başarısı odur."ifadelerini kullandı.
Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun TBMM CHP Grup Toplantısı'nda, YSK'da seçimin yenilenmesi yönünde oy kullanan üyelerin isimlerini okumasına ilişkin bunun açıkça bir hedef gösterme olduğunu ifade ederek “Böylesine aleni bir suçu pervasızca işleyen bir zihniyetin, seçimlerde ne yollara başvurduğunu kimsenin bilemez.”dedi.
Erdoğan konuşmasında şunları kaydetti:
"Hayatı yalan, iftira, tehdit ve hakaret üzerine kurulu bir siyasetçinin bizatihi kendisi, Türk demokrasisinin en büyük sorunu haline gelmiştir. Bir yandan 'hak hukuk, adalet' sloganı atarken diğer yandan milletin hakkını ve hukukunu korumak için alınan bir karara böylesine bayağı bir şekilde saldırmak, faşizmin en sefil halidir. CHP yönetimi, bu meseledeki tavrıyla bir kez daha tek parti döneminden kurtulamadığını göstermiştir. Bizim anayasayı değiştirebileceğimiz güce sahip olduğumuz zaman bu Halk Parti, partimizin kapatılması gündeme geldiğinde bunlar 'Ankara'da yargıçlar vardır' diye meydanlarda dolaşıyordu ama biz kalkıp da o zaman bunların şimdi söyledikleri gibi kimseye hakaret etmedik. Tam aksine 'Hak tecelli edecektir' dedik. O zaman da Anayasa Mahkemesi partimizle ilgili lehte sayılabilecek bir karar verdi, iş bitti."
CHP TARİHİ SANDIK YOLSUZLUĞU VE HIRSIZLIĞIYLA DOLU
CHP'nin tarihi, sandık yolsuzluğu ve hırsızlığıyla dolu diyen Erdoğan “CHP'nin 1946 seçimlerinde uyguladığı ‘açık oy, gizli tasnif seçimi' demokrasi tarihimizin yüz karasıdır" diye konuştu.
Erdoğan konuşmasına şöyle devam etti:
"CHP'li darbeciler tarafından 1961'deki Cumhurbaşkanlığı Seçimleri öncesi silahla tehdit edilerek adaylıktan çekilmek zorunda bırakılan Ali Fuat Başgil olayını da hatırlıyoruz. Yine 1963 İstanbul Büyükşehir Başkanlığı seçimlerini kazanan Adalet Partisi adayının mazbatası, memuriyet görevinden zamanında istifa etmediği gerekçesiyle alınıp, seçimin yenilenmesine dahi gerek duymadan ikinci olan CHP adayına verilmiştir. Bunlar gibi daha çok örnek bulunuyor. 31 Mart seçimleri, CHP yönetiminin sandıktaki son sabıkasıdır."
BAZI BELEDİYELERİN TABELALARINA "T.C." İFADESİNİN EKLENMESİNİ RİYAKARLIK
Demokrasilerde herkes gibi hakimlerin kararlarının eleştirilebileceğini ve eskiden kendilerinin de pek çok yargı kararını tenkit ettiklerini belirten Erdoğan, "Yıllardır CHP tarafından yönetilen hiçbir belediyenin tabelasının başına 'T.C.' ifadesi eklenmezken, İstanbul'da ve diğer birtakım şehirlerde bu yönde adımlar atılmasını da riyakarlık olarak gördüğümü belirtmek isterim. Yüksek Seçim Kurulu kararının ardından İstanbul'da yıllar sonra yeniden duyduğumuz tencere, tava sesleri de bize, vesayet dönemlerindeki toplum ve siyaset mühendisliği oyunlarını hatırlatmıştır. Tencere, tava hep aynı hava. Bunlar buna devam ediyor. Ayrıca iki siyasi ittifakın yarıştığı bir seçimin yenilenmesi kararını adeta medya şovuna çevirenleri de unutmadık. Lafa geldiğinde demokratlığı kimseye bırakmayanların, milli iradenin sağlıklı bir şekilde tezahürü için atılan adıma tahammülsüzlükleri gerçek yüzlerinin ifadesidir." dedi.









