İMO isyan bayrağı açtı

İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şubesi’nde Kentsel Altyapı Çalıştayı’nda konuşan İMO Genel Başkanı Cemal Gökçe, imar barışının kabul edilemez olduğunu söyledi ve “Ayıptır, kandırmayın bizi” dedi.

YEREL YÖNETİM - 23-02-2019 14:47 966 kez okundu.

İMO isyan bayrağı açtı
HER AF YENİ AFFIN TETİKÇİSİDİR
Gökçe, “Geçtiğimiz 2018 yılının Mayıs ayından beri imar barışı diye bir şey konuşuyoruz. İmar barışı diye bir şey olur mu? Can ve mal güvenliğini ilgilendiren bir konuda barış olur mu? Ayıptır, kandırmayın bizi. Tümüyle kaçak olarak yapılmış yapıyı mal sahibinin kendi beyanına bırakıyorsunuz. Bundan daha kötü bir şey olamaz. Siz kimin arazisini kime veriyorsunuz da bir de affediyorsunuz. Unutulmasın ki her af bir sonra ki affın tetikçisidir. Can ve mal güvenliğini tehdit eden bir konuda af olmaz” ifadelerini kullandı.
BAŞKA ANTALYA YOK DİYORLAR...
Popülist ve oy kaygısına dönük politikaların uyarılarının ve yol göstermelerinin önüne geçmekte olduğunu kaydeden İMO Antalya Şube Başkanı Mustafa Balcı, “Kentsel dönüşüme yeni bir bakış açısı getirelim, uydu kentleri tartışalım, hızlı ray sistemleri konuşalım diyoruz, parsel bazında yapılara ruhsat vermek için yarışıyorlar. Ruhsatsız ve kaçak yapılar diyoruz, imar barışı diyorlar. Başka Antalya yok diyoruz, yerel yöneticileri bir araya toplayamıyoruz. Ne acıdır ki onlar da başka Antalya yok diyorlar, bir araya gelmiyorlar” şeklinde konuştu.
Gonca ÖZTÜRK’ün Haberi 5’te

Kentsel altyapı sorunlarına ve çözümüne yönelik neler yapılması gerektiğinin konuşulduğu Kentsel Altyapı Çalıştayı İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Antalya Şubesi’nde gerçekleşti. Prof. Dr. Halim Ceylan’ın Kentsel Ulaşım Planlaması ve Hareketlilik sunumunu gerçekleştirdiği çalıştaya kamu kurum ve kuruluşlarından bir çok kişi ve oda başkanları katıldı.
SAKLANACAK BİR ŞEY YOK
Çalıştayda konuşma yapan İMO Genel Başkanı Cemal Gökçe, “Tüm canlıların yaşamından sorumlu olan bir mesleğin insanları olarak önceliklerimiz arasında yaşatmak var. Sadece fiziksel olarak ayakta kalmak değil sağlıklı bir çerçevede mutlu ve sevgi içinde yaşatmak var. Ülkenin herhangi bir yerinde küçük bir depremde insanlarımız ayağa kalkıyor. Bugün dünyada saklanacak hiçbir şey kalmadı her şey gün gibi ortada. Bugün olmazsa o tespit edilen konu yarın gün yüzüne çıkıyor” dedi.
DENİZ KUMU KULLANILIYOR
Kartal’da çöken bina hakkında konuşan Gökçe, “Bu olaylardan sonra biz meslek insanları olarak bağırmaya başladık. 5 artı 1 olarak yapılan yapı üzerine 3 kat kaçak kat yüklerseniz o yapının ayakta kalma şansı var mı? O yapı tabi yıkılacak. İstanbul başta olmak üzere ülkemizde ki bir çok yapıların önemli bir kısmı mühendislik hizmeti almamıştır. O 3 kat ilave edildiğinde onu görenler olmadı mı? Kent yöneticilerine rağmen kuş uçması mümkün değildir. O bina göçüyor 21 insan ölüyor ve biz olayı deniz kumuna bağlıyoruz. Böyle bir zulüm olamaz. Deniz kumu kullanılır. Eğer onu tekniği çerçevesinde eleyip yıkarsan, beton malzemeleriyle karıştırırsan, su çimento oranını doğru kullanırsan gayet te kullanırsın. Deniz kumu dün de kullanılıyordu, bugün de kullanılıyor yarın da kullanılacak. Ama temel problem burada hedef şaşırtmaktı. O olay iki mühendise ve deniz kumuna yüklendi. 1992 yılında o bina ruhsat almış 1995 sonrasında da o kaçak katlar ilave edilmiş. Eğer ilgili teknik uygulama sorumlusu onu fark edip gereğini yapmamışsa gerekli olan cezayı çekmelidir. O işbirlikçiler nerede peki? Dönemin Kartal Belediye Başkanı nerede? Başkan yardımcıları ve diğerleri nerede? Her olayda suçlu ortada olan ekonomik olarak son derece zayıf olan mühendis ve mimarlar mı?” ifadelerini kullandı.  
CAN GÜVENLİĞİNE BARIŞ OLMAZ
Çevre ve Şehircilik Bakanı’nın 2 gün önce yayınladığı genelge hakkında konuşan Gökçe, “ 3 ay içinde kentlerinizde bulunan riskli yapıların envanterini çıkarın diyor. Türkiye’deki riskli yapıları envanteri zaten oluştu. Geçtiğimiz 2018 yılının Mayıs ayından beri imar barışı diye bir şey konuşuyoruz. İmar barışı diye bir şey olur mu? Can ve mal güvenliğini ilgilendiren bir konuda barış olur mu? Ayıptır, kandırmayın bizi. Tümüyle kaçak olarak yapılmış yapıyı mal sahibinin kendi beyanına bırakıyorsunuz. Bundan daha kötü bir şey olamaz. Dönemin Çevre ve Şehircilik Bakanı bunu mühendislere 2 3 bin lira para vermesinler diye yaptık diyor. Bunu demekten utanmalılar. Onların içerisinde oturmuş oldukları evlerin, çalıştıkları binaların güvenlikleri biz mühendislerin elindedir. Ayıp değil mi?” diye sordu.
BİR SONRAKİ AFFIN TETİKÇİSİ
TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası Genel Başkanı Cemal Gökçe, “Mühendisler 2 3 bin liranın peşinde değil onlar öncelikli olarak can ve mal güvenliği ile ilgili hizmet üretirler ve ürettikleri hizmetin karşılığını talep ederler. Demem o ki o riskli yapılar zaten belli, 10 milyon kaçak yapı olduğunu zaten yine ilgili bakan açıkladı. O dosyalar karıştırılsa orada bunları göreceksiniz. Zaman kaybetmeye gerek yok. Çevre ve Şehircilik Müdürlükleri’ne sunulmuş olan o dosyalar araştırılsın öncelikli olarak hiç mühendislik hizmeti almamış o yapılar ayıklansın ve onlar derhal yıkılsın. Kimin malını kim kaçak yapıya dönüştürüyor? Bir işçi, memur, esnaf vatandaşımız emeğiyle çalışıp zor şartlarda konut sahibi olan bir vatandaştan bahsediyoruz. Siz kimin arazisini kime veriyorsunuz da bir de affediyorsunuz. Unutulmasın ki her af bir sonra ki affın tetikçisidir. Can ve mal güvenliğini tehdit eden bir konuda af olmaz” şeklinde konuştu.
BALCI: DİKKATE ALINMAS NOKTASINDA SIKINTILIYIZ
İMO Antalya Şube Başkanı Mustafa Balcı ise çarpık yapılaşmaya dikkat çekti. Balcı, artan nüfus yoğunluğu ile çarpık kentleşme ve yapılaşma sürecine uygun politikalar üretilemediğine ve ciddi anlamda maddi ve manevi bedellerin ödenmesine neden olunduğunu söyledi.
 İMO Antalya Şube Başkanı Mustafa Balcı, “Kentsel alt yapı sorunları yerel yöneticilerin, günümüzde en fazla uğraştığı ve altından kalkmayı bir türlü beceremediği sorun kümelerinin başında gelmektedir. Kentsel altyapı zorunluluklarının planlanması ve yatırımların gerçekleştirilmesini çağdaş zorlukları yenme sanatı olarak tanımlayabiliriz. Bu çalıştayı düzenlememizin amacı da çağdaş zorlukları yenme sanatında ortak akıl ile Antalya’nın kentsel alt yapı sorunlarının tespit edilmesinde ve çözüm yollarının belirlenmesinde katkı koyabilme isteğimizdir. İMO , ülkemizde meslek alanlarımızı ilgilendiren sorunlara sahip çıkmaya ve sorunların çözümüne yönelik katkı sağlamaya her zaman hazırdır. Ancak bizler katkı sağlamak için çırpındıkça, sorunlara teknik ve bilimsel çözümler ürettikçe, maalesef kenti ve ülkeyi yöneten iradeler tarafından dikkate alınmama noktasında dirençle karşılaşıyoruz” dedi.
KİMSE BİRARAYA GELMİYOR
Popülist ve oy kaygısına dönük politikaların uyarılarının ve yol göstermelerinin önüne geçmekte olduğunu kaydeden Balcı, “ İş sağlığı ve güvenliği diyoruz, dinletemiyoruz. Deprem Master Planı diyoruz, çalışıyoruz diyorlar. Deprem kuşağındayız, fay hatları her an kırılabilir diyoruz, kader diyorlar. Kent yoğunluğu, trafik yoğunluğu diyoruz, alışveriş merkezlerini merkezde yapmak için plan tadilatlarına yükleniyorlar. Kentsel dönüşüme yeni bir bakış açısı getirelim, uydu kentleri tartışalım, hızlı ray sistemleri konuşalım diyoruz, parsel bazında yapılara ruhsat vermek için yarışıyorlar. Ruhsatsız ve kaçak yapılar diyoruz, imar barışı diyorlar. Başka Antalya yok diyoruz, yerel yöneticileri biraraya toplayamıyoruz. Ne acıdır ki onlar da başka Antalya yok diyorlar, bir araya gelmiyorlar” şeklinde konuştu.
“Seçimden seçime”
Yerel yönetimlerin sadece seçim arifesinde meslek odaları ile bir araya gelmelerini eleştiren Balcı, “ Fotoğraflar çekip işbirliğinden bahsediyor hepsi. Bilimin ve tekniğin önemine dem vurup, meslek odalarımızın uzmanlık alanlarından, deneyimlerinden, bilgilerinden yararlanmaktan söz ediyorlar. Ne zamana kadar? Seçilinceye kadar, yani seçimden seçime” dedi.  
Gonca ÖZTÜRK
Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Muratpaşa’da engeller dayanışmayla aşılıyor

Muratpaşa’da engeller dayanışmayla aşılıyor

13-05-2026 - YEREL YÖNETİM

Teknelerle denizden karaya ilaçlama yapılıyor

Teknelerle denizden karaya ilaçlama yapılıyor

13-05-2026 - YEREL YÖNETİM