Londra Metropolitan Polisi, bünyelerinde çalışan mason polislere, bu örgüte olan üyeliklerini bildirme zorunluluğu getirdi. Son derece gizli faaliyet yürüten ve kimliklerini açıklamaktan kaçınan masonlar için bu karar, deprem etkisine neden oldu. Daha da çarpıcı olanı, Siyonizm’in arka bahçesi olan örgütün, kendisini savunurken sarf ettikleri oldu. Siyonist örgüt, bu uygulamanın "dini ayrımcılık" olduğunu belirterek, yüksek mahkemeye başvurdu. Masonların bize “dini ayrımcılık yapılıyor” diyerek mahkemeye başvurması da masonluğun nasıl bir yapı olduğunu gözler önüne serdi. Masonların yüzyıllardır kendi öğretilerini din olarak kabul ettikleri, bu süreçte ortaya çıkmış oldu.
DİNSE HANGİ DİN? İNANÇSA HANGİ İNANÇ?
İBADET ŞEKLİ NASIL? …VE NEDEN GİZLİ?
Polis teşkilatı, mason polis memurlarının, amirlerine başvurarak mason olduklarını beyan etmelerini istedi. Buna karşı çıkan masonlar, mahkemeye sundukları dilekçede, Metropolitan Polis Teşkilatı’na suçlamalarda bulundular. Mason Büyük Locası’nın icra kurulu başkanı Adrian Marsh, Aralık ayında yürürlüğe giren uygulamanın “dini inanç temelinde ayrımcılık” anlamına geldiğini savundu. Masonluğun “inanç temelli bir yapı” olduğunu belirten Marsh, “Bu politika yasa dışı, adaletsiz ve ayrımcıdır. Üyelerimizin insan hakları ihlal ediliyor” dedi. O zaman sormak lazım: Dinse hangi din? İnançsa hangi inanç? Bu soruların cevabını Türkiye’de dernek statüsünde olan ama her şeyi gizli olan bir yapının vermesi zor.









