İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener, TBMM’de partisinin grup toplantısında "Sayın Erdoğan, boş lafları bırak da mektup rezaletine cevap bulmaya hazırlan. 13 Kasım’da dostun Trump ile görüşmeye gidiyorsun. Git, bu hadsiz mektubu suratlarına çarp." diye konuştu.
Akşener’in açıklamalarından bazıları şöyle:
İki gün önce bir kez daha bu ümitvar sözlerin sahibine özlemle uyandık. Devleti için nice kahramanlıklara imza atan, Kurtuluş Savaşı ile milletimizin istiklal ateşini yakan kahramanımızı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının 81. yıl dönümünde özlem, şükranla ve dualarımızla andık.
"MEKTUP REZALETİNE CEVAP BULMAYA ÇALIŞ..."
Sayın Erdoğan ne zaman işler kötü gitse Atatürk’e çatıp suni gündem yaratmaya çalışır. Sayın Erdoğan, durup dururken, Atatürk ve Osmanlı’yı karşılaştırmaya devam etti. Bıkmadın mı sayın Erdoğan, Osmanlı da bizim Cumhuriyet de bizim, bunu ne zaman anlayacaksın? İnsanları tarih üzerinden birbirine düşüreceğine milletin menfaatine sahip çıkmaya çalış. Eşini dostunu değil, millet bir Cumhurbaşkanı… En önemlisi sarayında oturup sefa süren değil, milletin derdiyle dertlenen cumhurbaşkanı, Sayın Erdoğan, boş lafları bırak da mektup rezaletine cevap bulmaya hazırlan. 13 Kasım’da dostun Trump ile görüşmeye gidiyorsun. Git, bu hadsiz mektubu suratlarına çarp. Milletinin haysiyetine ömür adamış kahramanlarla uğraşmaktan vazgeç.
DAMAT HADDİNİ BİL, HADDİNİ
Kayınpeder torpili ile o koltuğa oturan damat haddini bil haddini. Neymiş ekonomiyi eleştirenler teröristmiş. Milletimize terörist demek haddin değil. Tüm bunlar olurken bu arkadaşlar dillerinden 2023 vizyonunu düşürmüyorlar ama aciziyetlerini gizlemek için ekonomi koşullarını 2002 koşullarıyla karşılaştırmaktan geri durmuyorlar. Bunun özeti şudur; 17 yılda bir arpa boyu yol alamadılar. Erdoğan kızıyor ama maalesef durum böyle. Yarışacak o kadar ülke varken kendilerini 2002 ekonomik kriziyle karşılaştıracak kadar düştüler. Hadi tarihi bilmiyor dizilerden öğreniyorsunuz da bari kendi partinizin tarihine göz atın. 2001 krizinden sonra neden hükûmet değişti. O günleri bir daha yaşatmayın diye sizi bu millet o koltuğa oturttu. Milleti 2001 yılına geri döndürdüler. Kriz günlerinden başarı süzmeye çalışıyorlar. Kendinize gelin vatandaşımın isyanını artık duyun. İsraf içinde sefa sürmeyi bırakın, işinizi yapın.
Dalgacıların şahı da ekonominin başında oturuyor, damat bey. Geçen gün damat beye sokakta soruyorlar ne olacak bu halimiz. O da diyor ki ‘Petrol araştırsın diye gemiler gönderdik. Hele bir şu petrolü bulalım siz Türkiye’yi o zaman görün’ diyor. Gel de Nasrettin Hoca’yı anma. Karikatür karakterine ekonomiyi teslim ederseniz olacak budur. Damat bey ay sonu diyorum, ay sonu. Vatandaşım ay sonunu getiremiyor. Damadın bulduğu çözüme bak. Petrol aramaya gemi gönderiyormuş. Aslında söylediği şey şu; benden bir şey olmaz da petrol bulursak bir ihtimal ekonomi düzelir. Geçen sene berat harikalar diyarında filmini izlemiştik böyle giderse seneye de Titanik’le kapanışı yapar artık. Açıkça bir öneride bulunuyorum. Ülkemizi bir iyilik yapmak istiyorsa ekonomiye bahar gelsin diye özellikle de kayınpederine faydası olsun diye bakanlığı bırakıp hayatına normal damat olarak devam etsin.
Ruhu yaşlanmış, umutsuz kadınlar ülkesi Türkiye. Türkiye’de boşanmanın asıl mağduru kadınlardır. İkinci yargı paketi hazırlığındaki iktidarı, şimdiden uyarıyorum. Boşanmaların özellikle de ekonomik mağduru olan kadınların hak ve hukukuna dikkat edin. Onları daha da ağır hayat şartlarına mahkum etmeyin.









