GÜNDEM
Giriş Tarihi : 19-11-2018 17:35

​Şiddet maddeye götürüyor

TÜSODER Bağımlılıkla Mücadele ve Bilişim Komisyonu üyesi ve Bağımlı Danışmanı İsa Altun, “Çocukların birçoğu aileden gördükleri şiddetten dolayı evde bulamadıkları sevgiyi dışarıda aramaya başlıyorlar” dedi.

​Şiddet maddeye götürüyor
Uyuşturucu ile yaptığı mücadele ile adını duyuran ve bir dönem Antalya’da da polis memuru olarak görev yapan TÜSODER Bağımlılıkla Mücadele ve Bilişim Komisyonu üyesi ve Bağımlı Danışmanı İsa Altun, gençlerin uyuşuturucuya neden yöneldiği ile ilgili önemli açıklamalar yaptı.
 
ŞİDDET GÖREN ŞİDDETE BAŞVURUYOR
“Bireyin dünyaya merhaba dediği ailede sevgi ve şefkat gören çocuklar dış etkenlerden daha korunaklı hale geliyorlar” diyen Altun, “Ebeveynlerden birisinin çocuğa gösterdiği aşırı bir tepki aileden koparmaya yetiyor. Nitekim danışmanlığını yaptığım çocukların birçoğu aileden gördükleri şiddetten dolayı evde bulamadıkları sevgiyi dışarıda aramaya başlıyorlar.  Üzülerek belirtmeliyim ki, şiddet gören çocuklar şiddete başvuruyor. Çocukta ileride görülebilecek saldırganlık ve şiddet davranışlarının 2 yaşında bile gözlemlenebiliyor. Eğer bu davranışlar önlenemezse çocuğun ergenlik döneminden itibaren şiddete ve bağımlılık yapıcı maddelere eğilim riski artıyor” şeklinde konuştu.
 
ŞİDDET EĞİLİMİ ÇOCUKKEN BAŞLIYOR
İsa Aytun, “Öfke, saldırganlık ve şiddet üçgeninin karakterde şekillenmesinde öncelikli olarak aile faktörünün etkili olduğu ve öfkeyle gelen saldırganlığı öğrenen çocuğun ileriki yaşamında şiddet eğilimi gösteren bir bireye dönüşebileceği vurgulanıyor” dedi.
 
 ÖFKE KONTROLSÜZLÜĞÜ BAĞIMLILIK RİSKİNİ ARTIRIYOR
 
Öfke ve şiddetin sevgisizlik olarak algılandığına işaret eden İsa Altun, kendisini sevgisiz hisseden çocukların da sevgiyi dışarıda aradığına dikkat çekti.
 
İsa Altun, “Çocuğun karakterinin şekillenmesinde öncelikle aile ortamı ve çevresel faktörlerin etkili olduğunu belirten uzmanlar, 2 yaşından itibaren anne, baba ve çocuk arasında zorlayıcı ilişkilerin başlayabileceğini belirtiyor.Ebeveynler kontrolü kaybederler ve fiziksel tepkiler verirlerse çocuktaki öfke yükselerek aileden gördüğü fiziksel şiddet boyutuna ulaşabilir. Bu da çocuğun şiddete, şiddet yoluyla kendini kanıtlamaya ve dolaylı olarak bağımlılıklara eğilimli bir birey olmasına neden oluyor” açıklamasında bulundu.
 
ŞİDDET GÖREN ŞİDDET GÖSTERİYOR
Türkiye genelinde 11-16 yaş grubundaki ilköğretim öğrencilerine yönelik bir üniversitenin yaptığı araştırmanın sonuçları vahim tabloyu gözler önüne serdi.ğini dile getiren İsa Altun, “Sonuçlara göre, öğrencilerin yüzde 44’ ünün şiddete maruz kaldığı ortaya çıktı. Bu şiddetin yüzde 31’lik oranını fiziksel şiddet oluşturuyor. Ailede şiddete maruz kalan çocuklar okullarda da kendi arkadaşlarına yönelik şiddet davranışları sergiliyor. Yani aslında çocuk ebeveynine gösteremediği öfkeyi kendi akranlarına şiddet yoluyla yansıtıyor. Eğer çocuklarda bu davranışlar kontrol altına alınmazsa ergenlik ve sonraki dönemlerde çocuklarda şiddete yönelme riski artıyor” şeklinde konuştu.
 
AİLELER ÇOCUĞA KARŞI KONTROLLÜ OLMALI
 
İsa Altun, uzmanlar çocuktaki öfke kontrolünü sağlamak için en büyük görevin ailelere düştüğünün altını çiziyor.
 
Çocuklara aile içerisinde güven aşılanması gerektiğine vurgu yapan İsa Altun şunları söyledi:”Bu nedenle aileler çocuklarına rol-model oldukları bilinciyle hareket ederek kontrollü davranmalı ve çocuktaki öfkeyi ortadan kaldıracak olumlayıcı davranışlarda bulunmalı. Örneğin, çocuklara kabul edilebilir ve kabul edilemez davranışlarla ilgili net ve tutarlı tutum sergilemeli. Aile içi demokrasi olmalı, çocukları ile güven ilişkisi oluşturarak onların sosyal hayatlarını ve arkadaşlık ilişkilerini takip etmeli.”
 
ŞİDDET İÇERİKLERİNDEN UZAK TUTUN
Çocukların şiddet içerikli filmlerden, dizilerden ve bilgisayar oyunlarından onları uzak tutulması gerektiğini söyleyen İsa Altun son olarak, “Ses tonunu yükseltmemeli, çocuğu kışkırtacak ifadelerde bulunmamalı, çocuğun gelişimini destekleyecek oyun aktivitelerine eşlik etmeleri gibi. Aile değerlerinizi çocuğunuza öğretmeniz, madde kullanımına hayır demesi için geçerli nedenleri olmasını sağlayacaktır. Sizin için önemli olan değerleri açık bir şekilde onunla konuşun. Dürüstlük, sorumluluk alma ve kendine güvenmenin neden önemli olduğunu ve bu değerlerin önemi hakkında onunla konuşun” ifadelerine yer verdi.
 
Yalçın KÜÇÜK
 
Gazete AntalyaGazete Antalya