EKONOMİ
Giriş Tarihi : 21-06-2019 01:59

Tarım prestij kaybetti

Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Özçatalbaş, “Türkiye’yi de çiftçiliğin yüksek prestijli bir alan olarak algılanmadığı ülkeler arasında ifade edebiliriz” dedi.

Tarım prestij kaybetti

BUZDAĞININ GÖRÜNMEYEN KISMI

Türkiye’de çiftçilik yada üreticiliğin prestijli bir meslek olup olmadığı ve nasıl prestijli bir meslek haline gelinebileceği konularına değinen Orhan Özçatalbaş, “Burada çiftçiliğin prestiji konusu bir buzdağı ile örneklendirilebilir. Tarım esasen suyun üstündeki görünen kısmıyla, yani üretilen ürünlere, tarım domates-biber-patlıcan gibi nihai ürüne bakarak değerlendirilemez. Yani buzdağının görünmeyen suyun altında kalan bir büyüklük ve hacim söz konusudur, bu bütünsellikte tarımı değerlendirmek gerekir” dedi.

TARIMDA SAYGINLIK GELİŞTİRİLMELİ

“Evet, çiftçilik kesinlikle çok önemli ve değerlidir” diyen Özçatalbaş, “Ancak her ülkede yüksek prestijli bir çalışma alanı olarak değer görmemektedir. Bu kapsamda Türkiye’yi de çiftçiliğin yüksek prestijli bir alan olarak algılanmadığı ülkeler arasında ifade edebiliriz. Ancak belirmek gerekir ki;  Türkiye tarımın saygınlığının geliştirilmesi için gerekli moral altyapının güçlü olduğu  bir ülke” ifadelerini kullandı.

DEĞERLİ VE HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR

Prof.Dr. Orhan Özçatalbaş, “Konuyu biraz daha açmak gerekirse; her şeyden önce tarım, artan nüfusun gıda maddesi ihtiyacını sağlayan stratejik bir sektör olması nedeniyle önemlidir. Dolayısıyla bu kadar değerli ve hayati işlevi olan bir sektörün temel aktörü olan üreticiler de, üreticilikte önemlidir. Tabii bunun yanında tarım özellikle kırsal nüfusa yaşam yeri oluşturması, emek piyasasına katkısı, istihdam alanı oluşturması, milli gelire ve dış ticarete katkısı ve diğer sektörlere hammadde temini ve ayrıca sanayi mallarını talep eden, bir sektör olmak bakımından da son derece önemlidir.Küresel ölçekte ise özellikle Dünya Gıda ve Tarım Örgütü(FAO) tarafından yapılan çalışmalarda hızlı nüfus artışı ve kaynakların sınırlılığıyla ilgili olarak gıda ürünlerine olan talebin 2050 yılına kadar yüzde 40 artacağına yönelik tahminler, tarım ve gıda sektörünün öneminin artacağı ve sürdürülebilir gıda arzı, gıda güvenliği ve gıda güvencesi konularının dünya gündeminin merkezinde yer almaya devam edeceğini gösteriyor” açıklamasında bulundu.

BÜYÜK İŞLETMELERİN ORANI DÜŞÜK

“Türkiye’deki duruma bakınca hala tarımda önemli bir nüfus bulunuyor ve bu nüfus yüksek oranda küçük aile işletmeleri olarak üretimde bulunuyor” diyen Özçatalbaş şunları söyledi: “Büyük ölçekli işletmelerin oranı ise oldukça düşüktür. Üreticilerin ortak iş yapma, güç birliği yapma konusunda yetersizlikleri bulunuyor. Dolayısıyla pazarda güçlü olamayan ve ürettiği ürünü bir şekilde sezon sonunda elinden çıkarmak durumunda olan bir üretici kitlesi bulunuyor.  Böyle olunca piyasada rekabet gücü düşük ve gelir ve refah düzeyini yükseltmekte zorlanan bir kesim söz konusu oluyor. Bu çerçevede tarım stratejik sektör olma konumunu düne göre bugün, çok daha güçlü bir şekilde hissettirmektedir. Ayrıca tarımın ekonomik bir sektör olmasının getirileri yanında, sosyo-kültürel ve çevresel etkileri nedeniyle de son derece önemlidir. Dolayısıyla tarım; prestiji yüksek olması gereken, saygınlığının yükseltilmesi gereken bir üretim kolu olarak öne çıkıyor.”

ASIL SORUN SAYGINLIK

Tarımın giderek daha fazla önem kazandığı günümüzde, üreticiliğin de daha prestijli bir hale gelmesi için neler yapılması ile ilgili ise Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Orhan Özçatalbaş, “Meslek hayatımız boyunca yurtiçi ve yurt dışı incelemelerimizde tarım sektörü ile ilgili olarak yaşanan pek çok sorunun temelinde ‘Çiftçiliğin daha saygın bir meslek grubu olarak kabul edilmesini sağlayamamak’ ile ilgili olduğunu gözlemlediğimizi söyleyebilirim. Esasen son yıllarda tarımla ilgili olarak en önemli iktisadi ve toplumsal konuların başında kırdan kente göç ve tarım alanlarının boş kalması, verimsizlik, pazar ve piyasa karşısında üreticinin güçsüz ve örgütsüz olması, fiyatlar, iç ticaret hadleri ve benzeri konular gösteriliyor” şeklinde konuştu.

Özçatalbaş son olarak, “İşte tarımın giderek daha fazla önem kazandığı günümüzde, üreticiliğin de daha prestijli bir iş kolu haline gelmesi için; yukarıda ve bir önceki soruda belirtilen olumsuzlukların ortadan kaldırılmasına yönelik çalışılması gerektiği açıktır. Bu kapsamda doğru bir strateji belirlemek ve alınan kararları katılımcı bir anlayışla ve ilgili tüm paydaşlarla birlikte hayata geçirmek yönünde kararlılıkla çalışmak gerekmektedir” dedi.

Yalçın KÜÇÜK

Gazete AntalyaGazete Antalya