Açıklamada, üniversitelerin toplumsal fayda üretme, bilimsel bilgi geliştirme ve bu bilgiyi toplumla buluşturma sorumluluğu taşıdığı belirtilirken, Türkiye’de üniversitelerin siyasi çekişmelerin ve merkezi vesayetin etkisi altına girdiği ifade edildi. Akademik özgürlüğün, eleştirel düşüncenin ve bilimsel üretimin bu baskı ortamından olumsuz etkilendiği vurgulandı.
Son yıllarda izlenen plansız yükseköğretim politikalarının, ülke genelinde ihtiyaç ve kapasite gözetilmeden üniversite açılmasına yol açtığı belirtilen açıklamada, bu durumun eğitimin niteliğini düşürdüğü ve üniversite diplomasının değerini zayıflattığı kaydedildi. Her yıl binlerce üniversite mezununun yeterli istihdam olanakları bulunmadığı için işsiz kaldığına dikkat çekilerek, üniversite mezunu genç işsizliğinin Türkiye’nin en önemli sosyal sorunlarından biri hâline geldiği ifade edildi.
Saadet Partisi’nin hedefinin, yükseköğretimi siyasi baskılardan uzak, özgür, nitelikli ve toplumla bütünleşmiş bir yapıya kavuşturmak olduğu belirtilen açıklamada, iktidarları döneminde üniversitelerde özerk ve demokratik bir idari yapı oluşturulacağı vurgulandı.
Üniversite yönetimlerinin şeffaflık, hesap verebilirlik ve katılımcılık esaslarına göre yeniden yapılandırılacağı belirtilirken; akademisyenler, idari personel ve öğrencilerin karar alma süreçlerine etkin şekilde katılımının sağlanacağı ifade edildi. Ayrıca üniversitelerin bulundukları il ve bölgelerin potansiyelini ortaya çıkaran projeler üretmesi teşvik edilerek, yerel kalkınmada aktif rol üstlenmeleri hedefleniyor.
Açıklamada, üniversiteler ile iş dünyası arasındaki iş birliğinin güçlendirileceği, teknoparkların daha etkin hâle getirileceği ve üniversitelerde üretilen bilginin istihdama ve üretime dönüştürülmesinin sağlanacağı da kaydedildi. Üniversitelerde açılacak bölümler ve kontenjanların ise ülkenin kısa, orta ve uzun vadeli kalkınma hedefleri ile iş gücü ihtiyacı dikkate alınarak belirleneceği ifade edildi.
Saadet Partisi İl Başkanı Mehmet Fatih Tekin adına yapılan açıklama, “Üniversiteler özgür olmadıkça bilim gelişmez; bilim gelişmedikçe kalkınma mümkün olmaz. Saadet iktidarında üniversiteler, özgürce düşünen, üreten ve topluma yön veren kurumlar hâline gelecektir” ifadeleriyle sona erdi.



















