GÜNDEM
Giriş Tarihi : 25-05-2021 23:16

Filistin için Tek Yürek...

Gönüllü STK’lar ve vakıflardan oluşan Antalya Kudüs Platformu öncülüğünde Kudüs’e Destek Yürüyüşü ‘ne” Antalyalılar, Filistin’de adete soykırım yapan İsrail’i protesto edildi.

Filistin için Tek Yürek...

66 Sivil Toplum Kuruluşu tarafından Filistin işgalinine karşı gerçekleştirilecek yasal her türlü eylemde iletişim ve işbirliği sağlamak amacıyla kurulan Antalya Kudüs Platformu, geniş katılımlı ‘Kudüs’e Destek Yürüyüşü’ gerçekleştirildi.
 
Muratpaşa Camii'nde buluşan platform üyeleri kılınan ikindi namazının ardından yoğun pandemi önlemleri altında ellerinde bayrak ve pankartlar eşliğinde sessiz bir şekilde yürüyerek programın yapılacağı Konyaaltı Caddesi falezlerde bulunan Yavuz Özcan Parkına geçti.
 
Antalyalıların yoğun katılım ve ilgi gösterdiği programa Kur'anı Kerim tilaveti ile başladı.
Antalya Kudüs Platform Sözcüsü Mehmet Yıldırım , Kıymetli Mescid-i Aksa ve Kudüs sevdalısı Antalyalı kardeşlerimiz, Siyonistlerin Gazze'ye düzenlediği saldırılarda 10 Mayıs'tan bu yana 66’ü çocuk, 39'ı kadın 17 yaşlı olmak üzere şehit sayımız bugün itibariyle 254’ye, yaralı sayımız da 1950'ye yükselmiştir. Daha da artmaya devam etmektedir. Kardeşlerimizin şanlı direnişi de devam etmektedir. İsrail 21 Mayıs’ta tek taraflı olarak ateşkes ilan etmiştir. Bu durum Filistin için bir zaferdir diyerek; “Lakin Siyonistler bu hezimetini örtmek için Mescid-i Aksa işgalleri yapmakta, İsrailli Siyonist sivillerin de Mescidimizi pis ayaklarıyla çiğnemelerine izin vermekte, teşvik etmektedir. Fakat her ne yaparsa yapsın, İsrail bu hezimetin altından kalkamayacaktır.
Çünkü ilk defa Filistin gençleri en cesur duruşlarını göstererek bütün Batı Şeria’da yeni bir intifada başlatmışlar, İsrail asker ve polislerinin elini kolunu bağlamışlardır. İsrail silahlı kuvvetleri aciz kalmıştır.
En sonunda Biden’i aracı tutmak zorunda kalmışlar, Gazze tarafının ateşkesini beklemeden kendileri ateşi sonlandırmışlardır. Bu durum İsrail tarihi açısından zirveden geriye dönüşün başlangıcı anlamına gelmektedir.
Bundan sonra Gazze çok daha ileri seviyede saldırıları artırma kapasitesini gösterebilecekken İsrail tam tersine gerek demir kubbesinin verdiği savunma açıklarıyla, gerekse halkının sığınma noktalarındaki uzun bekleyişlerin verdiği sabırsızlık ve baskılarıyla, gelen tepkilere cevap veremez hale gelmiştir. Yolun sonunun gözüktüğünü fark etmişlerdir.
Demir Kubbe sayesinde de kendilerini güvende zanneden Siyonistler, Gazze’den gönderilen roketleri tam olarak engelleyemeyince paniğe kapılmışlardır. Biraz önce okuduğumuz ayette bahsedildiği gibi kaleler arkasından, demir kubbelerine güvenerek zulümlerini artırıyor, Mescid-i Aksa’mıza girmeyi test ediyorlardı. İnşallah kardeşlerimiz Tel Aviv’in göbeğine, Başbakanlık konutuna ulaşacak füzeler yaptıkları zaman seyreyleyeceğiz patırtıyı. İşte o zaman İsrail çaresiz kalacaktır.
İsrail içerisinde de Yahudi halkların bazıları Siyonistleri tamamen terk etmenin zorunlu hale geldiğini sık sık belirtir olmaları ve bu noktada dış göçün artıyor olması Filistin cihadının başarıya koştuğunun işaret taşlarıdır” diye konuştu.
Biz bu eylemi niçin yapıyoruz? diyen Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Birincisi Mescid-i Aksa’nin tek sorumlusu Filistinli kardeşlerimiz değil, kendisine Müslümanım diyen her ferttir. Filistinli kardeşlerimiz mücadele ederlerken, kendi sorumluluklarını yerine getirmekte olup, bizim yükümüzü hafifletmektedirler. Fakat bu bizi vebalden kurtaramaz. Her Müslüman fert ilk kıblesi Mescid-i Aksa’yı korumakla görevlidir.
ikincisi Filistin’de mücadele veren kardeşlerimizin cesaret ve motivasyona ihtiyacı vardır. Türkiye halkının arkalarında olduğunu bilmeleri kardeşlerimizi ciddi şekilde teşvik etmektedir. Sorunları sayısal değil, nitelikseldir. Gerekli birlikteliği ve organizeyi sağladıkları takdirde neler yapabileceklerini kendileri de görmüşlerdir. Buradan da geriye dönüş yoktur.
Üçüncüsü İsrail ilk defa medyada da yenilmiştir. Artık numaradan tiyatro görüntülerine dünya inanmamıştır. Halbuki Filistinli kardeşlerimizin mücadeleleri tamamen gerçek ve acı ile doludur, Dünya da bunu görmektedir.
Dördüncüsü: Biz bu eylemi niçin yapıyoruz sorusuna karşı diyoruz ki; Antalya Türkiye’nin diğer illerinden farklı bir yönü var, bir turizm şehri. Böyle bir şehirden böyle bir tepkinin çıkması İsrailliler nazarında hatta dünya nazarında önemsenecektir. Antalya’nın böylesine güçlü bir ses vermesi dikkatleri çekecektir. Antalya her hangi bir ilimiz gibi değildir, Yani burdan verilen ses önemlidir diyoruz.
Besincisi ve en önemlisi, Siyonistlere ve Filistinli kardeşlerimize herhangi bir katkımız olmadığını düşünelim, en azından Antalya’daki 66 sivil toplum kuruluşunun ilk defa bu kadar büyük bir sayıyla bir araya gelişleri başlı başına bir olaydır.
Bu durum Mavi Marmara’dan beri ilk defa gerçekleşmektedir. Siyonistlerin yüreğine kor düşürmek bizim için çok önemlidir, çünkü Israil bütün adımlarını tepkimizi çekmek için atmaktadır. Bu basın açıklaması başlı başına bir eğitimdir, bir hizmet içi seminerdir.
Siyonistler yıllardır, Özlemini çektiğimiz böylesine büyük bir eylemi bize altın tepside hediye etmiştir, Allah izin verirse de bu birlikteliğimiz bir çok hayırları rahminde taşımaktadır. Biz bu ekiple nice hayırlara vesile olacak projeler başaracağız.”
 
Yıldırım, Biz Antalya’da yaşayan Kudüs ve Mescid-i Aksa sevdalıları olarak, bir turizm şehri olarak, dünyanın gözünün bizim üzerimizde olduğu bir şehir halkının sakinleri olarak buradan terörist Siyonistlere ve askerlerine sesleniyoruz ve diyoruz ki:
“Ey Siyonist ve onun terörist askerleri, Zulmünüzle nereye kadar gidebileceğinizi, bizlerden gelecek olan tepkilere göre test ettiğinizi çok iyi biliyoruz. Bizim sessizliğimizin sizi cesaretlendirdiğini de biliyoruz. Artık bu gidişatı tersine çeviriyoruz. Bizden cesaret alacak olan Filistinli kardeşlerimizdir. Biz her zamanki gibi hatta sonuna kadar onların arkasındayız.
Artık sessizliğimizden cesaret alamayacaksınız. Antalya Kudüs Platformu olarak daima nöbetteyiz, uyanığız. Her an senin pisliklerini buradan haykıracağız. Antalya sıradan bir şehir değildir. Kendine gel ey yehud.
Filistinli kardeşlerimizin aldığı nefese bile düşmansın, zalimlikte hiçbir sınır tanımıyorsun. Filistinli kardeşlerimiz orada ellerinde taşlarla sopalarla sizin tutmuş olduğunuz namlulara karşı bir onur mücadelesi vermektedirler. Nesillerdir yaşadıkları evlerinden sürüklenerek çıkarılmaktadırlar. Siz işgalci Siyonistler, evlerinden çıkmak istemeyen Filistinli Müslümanları araçlarıyla tek tek hedef alıp eziyorsunuz.
Sizin eliyle yapılan gerçek bir teröre maruz kalıyorlar, mermilerle özellikle başları gözleri hedef alınıyor. Her yerde ağızlarınız köpürerek Aksa'ya baskın çağrıları yaparak şiddeti daha da körüklüyorsunuz
Şunu unutma ki Ey Siyonist teröristler, "Kudüs biz Müslümanların kırmızı çizgisidir, birleştirici noktamızdır. Bizler Aksa'yı boynu bükük ve yalnız bırakmamaya ant içenleriz, Kudüs'ü dargın bırakmaktansa ölmeyi tercih edenlerdeniz. İlk kıblemiz yalnız değildir, Filistinli kardeşlerimiz yalnız değildir. Kudüs, Filistinlilerin başkentidir” diye ifade etti.
Artık sessizliğimizden cesaret alamayacaksınız. Antalya Kudüs Platformu olarak daima nöbetteyiz, uyanığız. Her an senin pisliklerini buradan haykıracağız. Antalya sıradan bir şehir değildir. Kendine gel ey yehud diye konuşan Yıldırım, açıklamalarını şöyle noktaladı:
“Filistinli kardeşlerimizin aldığı nefese bile düşmansın, zalimlikte hiçbir sınır tanımıyorsun. Filistinli kardeşlerimiz orada ellerinde taşlarla sopalarla sizin tutmuş olduğunuz namlulara karşı bir onur mücadelesi vermektedirler. Nesillerdir yaşadıkları evlerinden sürüklenerek çıkarılmaktadırlar. Siz işgalci Siyonistler, evlerinden çıkmak istemeyen Filistinli Müslümanları araçlarıyla tek tek hedef alıp eziyorsunuz.
Sizin eliyle yapılan gerçek bir teröre maruz kalıyorlar, mermilerle özellikle başları gözleri hedef alınıyor. Her yerde ağızlarınız köpürerek Aksa'ya baskın çağrıları yaparak şiddeti daha da körüklüyorsunuz
Şunu unutma ki Ey Siyonist teröristler, "Kudüs biz Müslümanların kırmızı çizgisidir, birleştirici noktamızdır. Bizler Aksa'yı boynu bükük ve yalnız bırakmamaya ant içenleriz, Kudüs'ü dargın bırakmaktansa ölmeyi tercih edenlerdeniz. İlk kıblemiz yalnız değildir, Filistinli kardeşlerimiz yalnız değildir. Kudüs, Filistinlilerin başkentidir.
Nefes aldığımız sürece bu işgali reddedecek ve karşısında duracağız. Kudüs bizim şehrimizdir, Kudüslüler bizim özbeöz kardeşlerimizdir. Kudüs'ümüzün bizden çalınmasına asla izin vermeyeceğiz. Filistin halkının meşru haklarını savunan tüm meşru çalışma ve girişimleri destekleyeceğiz. Kudüs, Filistin'in ebedi başkentidir ve öyle kalacaktır."
Büyük küçük demeden her türlü dayanışma ve destek bizler için hayati önemdedir. Bu haklı davayı kazanmak ve zalimlerin katıksız zulmünü engellemek için bebeklerin, evlatların, annelerin, babaların, velhasıl Filistinli kardeşlerimizin yaşaması için bütün ebabil kuşlarına ve büyük küçük demeden onların taşıdığı bütün taşlar bizim taşlarımızdır.
Yine şunu bil ki, Filistin meselesinde tarafsızlık kisvesi altında sesini çıkarmayan kim varsa, insanlık onurundan, haysiyetinden yoksundur. Unutma ki Filistin meselesi; varlığı ve tüm temel hakları yok sayılan işgal altındaki bir halkın, kendi kaderini tayin etme mücadelesinin onurlu tarihidir.
Filistin; işgal, sömürgecilik, savaş, katliam ve yerinden edilme gibi insanlığın tanık olabileceği tüm acı hadiselerin yaşandığı bir yerin adıdır.
Bugün burada, tarihin, yasaların ve uluslararası hukukun desteklediği Filistin halkının haklarını geri almak için, Filistin halkının yanında durarak Kudüs'ün Filistinlilerin başkenti olduğunu kabul ediyoruz. İnsan hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması ve uluslararası adaletin yerine getirilmesi için Kudüs ve Filistin'in Siyonist işgalini reddediyoruz.
Filistin halkının meşru haklarını savunan tüm meşru çalışma ve girişimleri desteklediğimizi ve Kudüs'ün ebedi Filistin'in başkenti olarak kalabilmesi için elimizden geleni yapacağımızı Antalya Kudüs Platformu olarak kamuoyuna ilan ediyoruz.
ANTALYA KUDÜS PLATFORMU, Siyonistlerin zulümlerine “YETER ARTIK” diyen Kudüs ve Mescid-i Aksa sevdalısı sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelmesiyle oluşmuştur.
Bundan sonra Antalya’mızda, terörist İsrail’in hiçbir zulmüne artık sessiz kalmayacak bir topluluk bulunmaktadır.
“İçinizden iyiliği emreden, kötülükten sakındıran bir ümmet bulunsun” (Ali İmran 104) ayetinin emri mucibince bu görevi yerine getirmeye çalışacağız. Bundan sonra da buna benzer protestolar ortaya koymaya devam edeceğiz inşallah.
İsrail bundan sonra attığı adımlarda, Antalya’da da böyle bir topluluk var diye düşünerek atacak.
Şunu iyi biliyoruz ki kudüs giderse medineyi koruyamayız
Medine giderse mekkeyi koruyamayız
Mekke giderse kabeyide kaybederiz
Unutmayınız kudüs demek İstanbul demektir
İslamabad demektir Jakarta demektir
Medine demek kahire demektir
Şam demek bağdat demektir
Kabe demek tüm Müslümanlar olarak hepimizin şerefi namusu onuru haysiyeti varlık gayesi demektir
Biz bunların hiçbirinden vazgeçemeyiz.
“İsrail dünyanın gözü önünde Filistin topraklarını gasp ediyor. Bunlar dünyayı kana bulamak istiyor.
İsrail bir işgal oluşumdur
İsrail bir terör oluşumudur.
Kudüs Müslümanların onurudur!
Kudüs, sadece mazlum Filistinlilerin ulusal bir meselesi değildir. Kudüs tüm Müslümanların ikinci haremidir. Haremi yani mahremi yani namusu yani izzeti. Fakat elimizden kayıp gidiyor Kudüsümüz.
Maalesef, Slogan, gösteri, tweet tesellimiz şimdilik bu!
''Bizim görevimiz, emredildiği üzere, dağın başında gemi yapmaktır… Çünkü gerektiği vakitte ve vadedildiği şekilde, Allah denizi
Allah denizi ayağımıza taşıyacaktır!..”
Allahın emrine ve ecdadın emanetine sahip çıkmak için ne gerekiyorsa bunu yapacağız
Dünyanın düzeni bozuk
Bu bozuk düzen gün geliyor kıyıya vuran
Masun Suriyeli bedeni olarak karşımıza çıkıyor
Bu bozuk düzen gün geliyor evi başına yıkılan tüm hakları elinden alınan Filistinli olarak karşımıza çıkıyor
Bu bozuk düzen gün geliyor yurtlarından topluca sürgün edilirken nehirlerde bataklıklarda son nefesini veren arakanlılar olarak karşımıza çıkıyor
Ama biz susmuyoruz ve asla susmayacağız.
Basın açıklamamıza burada son verirken, Rabbimizden de niyazımız dilimizin döndüğü ve kalbimizin buğz ettiği durumların ötesinde bizzat ellerimizle de bu şer odağını dünya üzerinden yok edilmesinde bizleri de memur eylemesidir.
Sen dualarımızı işiten, hüznümüzü ve acımızı görensin. Sen Züntikamsın, intikam alansın, sen Cabbarsın, zor kullanabilensin ve sen Kahharsın, kahredensin. Bizleri de affet.”
 
Antalya Kudüs Platformu sözcüsü Mehmet Yıldırım’ın konuşmasından sonra Antalya Müftü Yardımcısı Osman Demirel' in yaptığı duanın ardından katılımcılar sukunet içerisinde dağıldı.
Eylem süresince katılımcılar tarafından atılan "Oluk oluk kan aksa kurtulacak El_AKSA!..", "Mehmetcik Gazze'ye!..", "Kahrolsun İsrail!..." , " Kudüs, Filistin Yalnız değildir!..." sloganları caddelerde yankılandı.
 
AYDIN ÇEVİK / ANTALYA
 
 

Gazete AntalyaGazete Antalya