Nereye gidiyoruz?
Bana göre birkaç farklı bakış açısıyla son günlere bir göz atalım. İnsanlar katledilirken telefondan öldürülme anını tüm detayıyla çekerek sosyal medyaya servis etmek? Özellikle hayati anlamda yardıma ihtiyacı olan birisine, yardım etmek yerine sosyal medyaya servis etmek adına olayı kameraya almak, o cinayete ortak olmaktır. Bu olayı servis ederek kimlere hizmet edildiğini araştırıp birde o açıdan olayın üstüne gitmek gerekir.
Hayvan hakları yasası çıkacağı zamana yakın bacakları kesilmiş köpeği ve birçok zehirlenmiş köpeği bulup resmini veya videosunu çekerek sosyal medyaya servis eden zihniyetle, bir insanın kavga ve bıçaklanma anını videoya alarak servis eden kişi veya kişiler aynı odağa mı hizmet etmektedir? Bunlar acaba bir yerden mi hareket organizasyonu ile örgütlenmektedir araştırılmalıdır diye düşünüyorum.
Kadın erkek ayrımcılığı olmasın diye dünyayı ayağa kaldıran ve bunun için bilim adamı ibaresini bilim insanı diye tüm dünyaya dayatan zihniyete ne oldu da cinayetlere gelince kadın cinayeti diye özellikle ayrım yaparak vurgulama ihtiyacı duymaktadırlar. Bütün insanların canı aynı derecede değerlidir. Mazlumun kadını erkeği olmayacağı gibi caninin de kadını erkeği olamaz. Suç suçtur, cezası işleyenin cinsiyetine göre değişmeyeceği için cinayetlerdeki bu ayrım kasti mi yapılmaktadır?
Herkesin eline birer cep telefonu adıyla kamera vererek toplumdaki bütün olumsuzlukları adeta normalleştirecek şekilde servis edilmesine müsaade edilerek toplum mühendisleri bu toplumu nereye doğru evirip çevirmek istemektedirler?
Son olaylar Milli Eğitimimize, acaba derse girmeyeceklere (müdür-müdür yardımcısı) dolgu dersi olarak kullanılma yerine, can kurtarma odaklı İlk yardım dersine ne kadar çok ihtiyacımızın olduğunu herhalde anlatmıştır. Yeni müfredatta yedi çeşit kahve pişirmeyi ders olarak koyma ihtiyacı kadar, ilk yardımı yılda bir iki ders işlenen sağlık dersinin içinden çıkarmak ve özenle öğretmek gerektiği inşallah anlaşılmıştır. Kamerayla olayı sosyal medyaya aktarmaktan daha önemli diye, ilk yardım bilgisinin önemini anlayıp toplumumuza anlatmamız gerektiğini idrak edebilecek miyiz? Yoksa bunların hepsi toplumu bir tarafa kanalize etmenin gerekliliklerinden de biz mi anlamıyoruz? Eğer anlamadığımız için, işe çomak sokuyor görüntüsü veriyorsak özür dilemesini de biliriz.
Bu günkü toplumumuzun içinde bulunduğu cinnet haline nasıl gelindiği iyice araştırılıp sonucuna göre çözüm üretilmelidir. Sistem ve fertlerin sorumlulukları veya toplumu bu hale getiren yasal zemin varsa bunlar içtenlikle araştırılarak doğru sonuca varılmalıdır. İdarecilik günü kurtarıcı tedbirler almak yerine kişilerin dünya ve ahiretini düşünerek iş üretmeyi gerektirir. Oysaki insanlık için huzur ve mutluluğun kaynağı olan İnancından uzaklaşan, bir toplumun görüntüsünü mü çiziyoruz acaba?
DİĞER YAZILARI
Eğitim 01-01-1970 03:00
Bu günün dünyasını anlamak 01-01-1970 03:00
Bakanın açıklamasının ardından 01-01-1970 03:00
Yenilenen İstanbul Seçimleri 01-01-1970 03:00
Seçime birde buradan bakalım 01-01-1970 03:00
Zamanı doğru tahlil etmek 01-01-1970 03:00
Kamuoyu Baskısı 01-01-1970 03:00
Toplumsal aşı 01-01-1970 03:00
Estoya feribotu sendromu 01-01-1970 03:00
Eğitimdeki yeni tehlike 01-01-1970 03:00
Samimiyet 01-01-1970 03:00
"Hayatın anlamı İman" sempozyumunun ardından 01-01-1970 03:00
Ölçü ve Tartı 01-01-1970 03:00
Bir yazıdan yola çıkarak 01-01-1970 03:00
Elhamdulillah 01-01-1970 03:00
İslam anlayışımız 01-01-1970 03:00