Kadına yönelik şiddet, tarihsel, kültürel, siyasal ve dini arka planları

Aydın ÇEVİK

25-11-2025 15:43

Kadına yönelik şiddet, tarihsel, kültürel, siyasal ve dini arka planları bulunan çok boyutlu bir toplumsal sorundur. 1960’ta Mirabal Kardeşlerin Dominik Cumhuriyeti’nde diktatörlüğe karşı verdikleri mücadelede öldürülmeleri üzerine ilan edilen 25 Kasım, küresel ölçekte kadına yönelik şiddetin geldiği noktayı görünür kılmayı amaçlamaktadır. Ancak bugün hâlâ çatışma bölgelerinde, otoriter rejimlerde ve sosyoekonomik kırılganlıkların yoğun olduğu toplumlarda kadınlar en ağır bedeli ödemeye devam etmektedir. Türkiye’de ise son yıllarda kadına yönelik şiddet artış göstermekte; fiziksel şiddetin yanı sıra ekonomik, psikolojik, dijital ve kurumsal şiddet türleri de yaygınlaşmaktadır. Bu makale, şiddetin tarihsel arka planını, dini değerler bağlamında ahlaki değerlendirmesini ve toplumsal sonuçlarını inceleyerek bütüncül bir yaklaşım önermektedir.

 

Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireysel bir suç ya da ahlaki zaaf olarak değil; toplumsal, tarihsel ve yapısal bir problem olarak ele alınmalıdır. Kadınların bedensel, duygusal ve ekonomik güvenliklerinin ihlali; toplumsal düzenin, aile yapısının ve hukukun işleyişinin bozulduğunun göstergesidir. Birleşmiş Milletler verileri, dünya genelinde her üç kadından birinin hayatında en az bir kez şiddete maruz kaldığını ortaya koymaktadır. Bununla birlikte savaş, göç, yoksulluk ve siyasi istikrarsızlık gibi faktörler, kadınların maruz kaldığı şiddetin niteliğini ve yoğunluğunu artırmaktadır.

Türkiye’de ise özellikle son yıllarda kadın cinayetlerinin sayısal olarak artması, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve hukuki/caydırıcı tedbirlerdeki yetersizlik sorununu gündeme taşımaktadır. Kadınların yalnızca kamusal alanda değil, en güvenli alan olarak kabul edilmesi gereken ev içinde de şiddete maruz kalmaları, konuya daha derinlikli bir analizle yaklaşmayı gerektirmektedir.

1. Tarihsel Arka Plan: 25 Kasım'ın Simgesel Önemi

25 Kasım’ın dünya genelinde “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü” olarak kabul edilmesi, Mirabal Kardeşlerin hikâyesiyle doğrudan ilişkilidir. Dominik Cumhuriyeti’nde Rafael Trujillo diktatörlüğüne karşı mücadele eden Patria, Minerva ve María Teresa Mirabal isimli üç kadın, 1960 yılında siyasi mücadeleleri nedeniyle vahşice katledilmişlerdir. Bu olay, kadınların yalnızca toplumsal cinsiyetleri nedeniyle değil, politik aktör olarak güçlenmeleri nedeniyle de hedef hâline gelebileceğini göstermektedir.

Bugün dünya genelinde kadınların maruz kaldığı şiddetin niteliği, bu tarihsel sembolün hâlâ ne kadar güncel olduğunu göstermektedir. Kadınların politik hak talepleri, ekonomik bağımsızlık mücadeleleri ve özgür yaşam arayışları, çoğu toplumda hâlâ direnişle karşılaşmaktadır.

2. Küresel Çatışmalar ve Kadınların Kırılganlığı

Dünya genelinde devam eden savaş ve çatışmalar kadınları en ağır şekilde etkilemektedir. Gazze’de süren insani kriz, Yemen’deki iç savaş, Doğu Türkistan’da otoriter baskılar, Afrika’nın çeşitli bölgelerinde yaşanan çatışma ve açlık dalgaları; kadınların bedensel güvenliklerini, mahremiyetlerini ve yaşam haklarını tehdit etmektedir.

Savaş koşullarında kadınların yaşadığı şiddet üç ana kategoride incelenebilir:

Cinsel Şiddet: Savaş stratejisi olarak kullanılması tarih boyunca yaygındır.

Ekonomik Şiddet: Eş kaybı, göç, mülksüzleştirme ve sosyal desteğin çökmesi.

Sosyal İzolasyon: Eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimin kesilmesi.

Bu tablo, kadına yönelik şiddetin yalnızca bireysel bir suç değil, uluslararası güç ilişkileri ve savaş politikalarının doğrudan sonucu olduğunu göstermektedir.

3. Türkiye’de Kadına Yönelik Şiddet: Artan Bir Kriz

Son yıllarda Türkiye’de kadın cinayetlerinde gözle görülür bir artış yaşanmakta, yılın ilk 11 ayında öldürülen kadın sayısının 400’ü aşması kaygı verici bir tabloyu işaret etmektedir. Bu cinayetlerin büyük çoğunluğu failin kadının yakın çevresinden olması, şiddetin mahrem alanlarda gerçekleştiğini göstermektedir.

Türkiye’de kadına yönelik şiddetin yaygınlaşmasının nedenleri arasında:

Toplumsal cinsiyet eşitsizliği, Geleneksel ve ataerkil normların baskınlığı, Medyada kadın bedeninin metalaştırılması, Yetersiz hukuki yaptırımlar ve caydırıcılık eksikliği, Ekonomik bağımlılık ve güvencesiz çalışma, Dijital şiddetin hızlı yayılımı sayılabilir.

Özellikle diziler, haber programları ve sosyal medya içeriklerinin çoğu, kadını pasif, korunmasız veya obje olarak sunarak şiddetin kültürel olarak yeniden üretilmesine katkı sağlamaktadır.

 

4. Dinî Perspektif: Şiddetin Ahlaki ve İtikadî Boyutu

İslam dini, kadınların onurunu ve güvenliğini temel bir hak olarak ele alır. Kur’an’da erkek ve kadının “aynı özden yaratıldığı” (Nisa Suresi, 1) vurgulanarak insanlık onuru cinsiyet ayrımının üzerinde konumlandırılmıştır.

Ayrıca:

Peygamber Efendimiz, hiçbir kadına el kaldırmamış ve “Kadınlara ancak hayırlı olanlar iyi davranır” buyurmuştur.

Şiddet, İslam ahlakında zulüm kategorisine girer ve zulüm, en ağır günahlardan biri kabul edilir.

Kadına ekonomik baskı, psikolojik taciz, sosyal izolasyon gibi dolaylı şiddet türleri de kul hakkına dâhildir.

Bu açıdan bakıldığında, kadına şiddet yalnızca toplumsal değil, doğrudan dini bir sorumluluk alanına da girmektedir. Dini referansların toplumsal pratikle çeliştiği her durum hem ahlaki hem de toplumsal yozlaşmaya işaret eder.

 

5. Toplumsal Yapı ve Cinsiyet Rejimi Bağlamında Şiddetin Kökleri

Toplumsal cinsiyet çalışmaları, şiddetin nedenlerini yapısal alanlarda aramaktadır. Kadınların ekonomik alanda geri planda bırakılması, eğitimde fırsat eşitsizliği, karar mekanizmalarında yer almamaları, şiddetin kültürel zeminini hazırlamaktadır.

Medya temsilinde kadınların:

Bağımlı,

Edilgen,

Obje olarak konumlandırılması

şiddetin sıradanlaşmasına ve meşrulaşmasına yol açmaktadır.

Bununla birlikte dijital çağda çevrimiçi taciz, manipülasyon, tehdit ve özel görüntülerin izinsiz ifşası gibi yeni şiddet biçimleri ortaya çıkmıştır. Bu durum kadınların mahremiyet alanını daraltmakta ve sosyal hayattan çekilmelerine neden olmaktadır.

 

6. Çözüm Önerileri: Çok Boyutlu Yaklaşımlar

Kadına yönelik şiddetin çözümü, tek bir kurumun ya da toplumsal katmanın çabasıyla sağlanamaz. Çok yönlü bir dönüşüm gereklidir:

1. Hukuki ve kurumsal tedbirler

Caydırıcı yaptırımların artırılması

Koruyucu ve önleyici mekanizmaların güçlendirilmesi

Dijital şiddete dair kapsamlı mevzuat oluşturulması

2. Eğitim ve kültürel dönüşüm

Toplumsal cinsiyet eşitliğini önceleyen müfredatlar

Medyada sorumluluk bilinci ve etik denetim

Erkek odaklı güç ilişkilerinin sorgulanması

3. Ekonomik güçlenme

Kadınların iş gücüne katılım oranlarının artırılması

Güvenceli çalışma koşulları

Ekonomik bağımsızlığı güçlendiren sosyal politikalar

4. Dinî ve manevi rehberlik

Şiddetin kul hakkı olduğu bilincinin yaygınlaştırılması

Aile kurumunda sevgi, merhamet ve adalet merkezli bir yaklaşım

Dinî metinlerin bağlamına uygun, toplumsal barışı destekleyen yorumlarının güçlendirilmesi

Kadına yönelik şiddet, yalnızca bireysel bir ahlak sorunu değil; yapısal, kültürel, ekonomik ve siyasi yönleri bulunan karmaşık bir toplumsal problemdir. Türkiye’de ve dünyada yaşanan örnekler, kadınların özellikle savaş, ekonomik kriz ve siyasi istikrarsızlık dönemlerinde daha fazla şiddete maruz kaldığını göstermektedir. Dini referanslar, kadınların korunmasını ve adaletin tesisi için güçlü etik çerçeveler sunarken, toplumsal yapının dönüşümü için hukuki ve sosyopolitik adımların eş zamanlı atılması gerekmektedir.

“Kadınların salonlarda övüldüğü, evlerde dövüldüğü, sokaklarda katledildiği” bir düzeni değiştirmek, ancak toplumun tüm kurumlarının ortak iradesiyle mümkündür. Bu irade gösterilmediği sürece, 25 Kasım yalnızca bir anma günü olarak kalacak; kadınların adalet, eşitlik ve güvenlik talepleri ise karşılıksız bırakılacaktır.

 

 

DİĞER YAZILARI Okullardaki Şiddet Dalgası: Türkiye Nereye Gidiyor? 01-01-1970 03:00 Bir Okulda Kırılan Sadece Çene Değil 01-01-1970 03:00 Berat Kandili: Affın, Muhasebenin ve Yeniden Başlamanın Gecesi 01-01-1970 03:00 Antalya’yı Sel Değil, İhmaller Boğuyor 01-01-1970 03:00 İnsanlar Nereye Gidiyor? 01-01-1970 03:00 Yılbaşı Gecesi ve Namazla Dalga Geçen Gençlik... 01-01-1970 03:00 Bu Bir Çöküş Hikâyesidir 01-01-1970 03:00 Türkiye’nin Seçenekleri Üzerine… 01-01-1970 03:00 Adalet Susarsa, Kim Konuşacak? 01-01-1970 03:00 Sumud Filosuna Müdahale: İnsanlığa ve Hukuka Açık Bir Saldırı 01-01-1970 03:00 Maneviyatı Ezilen Bir Toplumun Çığlığı 01-01-1970 03:00 30 Ağustos Zafer Bayramı: Bir Ulusun Dirilişi ve Dünü Bugünü 01-01-1970 03:00 Sahte Diplomalar, Gerçek Gündemler 01-01-1970 03:00 “Gerçeğin Bedeli: Türkiye’nin Sessiz Çöküşü” 01-01-1970 03:00 Başlıksız Değil, Şuurla Seçilmiş Amblemler 01-01-1970 03:00 Kurban ve Kurban Bayramı’nın Hikmetleri 01-01-1970 03:00 Serik’te Yaşanan Dolu Felaketi 01-01-1970 03:00 19 Mayıs: Dirilişin ve Sorumluluğun Tarihi 01-01-1970 03:00 Anneler Günü: Bir gün mü, Her gün mü? 01-01-1970 03:00 8 Mart Kadınlar Günü ve İslami Açıdan Önemi 01-01-1970 03:00 Antalya ve Türkiye Genelinde Ekonomik Durum: Zorluklar ve Fırsatlar 01-01-1970 03:00 Miraç, manevi bir yolculuktur 01-01-1970 03:00 Bu yol; kişinin Kur’an-ı Kerim ile kimliğini inşa etmesidir 01-01-1970 03:00 “İlim ve Eğitim, Ahlakla Yücelir” 01-01-1970 03:00 Âdâb-ı Muâşeret 01-01-1970 03:00 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü mesajı 01-01-1970 03:00 Kurban ibadetini eda etmemize sayılı günler kaldı 01-01-1970 03:00 İslam’ın emrettiği beş temel esastan biri de zekâttır 01-01-1970 03:00 Ramazan sevinci 01-01-1970 03:00 "Mülk Sûresinden Mesajlar" 01-01-1970 03:00 "Rahmet ve Mağfiret İklimi: Üç Aylar" 01-01-1970 03:00 "Evliliklerimiz Kolay Olsun" 01-01-1970 03:00 Ezan ve Kurban 01-01-1970 03:00 Önce Rabbini Razı et!... 01-01-1970 03:00 Toplumsal Huzurun Kaynağı 01-01-1970 03:00 Yeni bir yıl, yeni umutlar demektir 01-01-1970 03:00 Yolculuk Çok Kısa 01-01-1970 03:00 ​Onurlu bir destan 01-01-1970 03:00 50 Soru 50 Cevap -7- 01-01-1970 03:00 50 Soru 50 Cevap -6- 01-01-1970 03:00 50 Soru 50 Cevap -5- 01-01-1970 03:00 50 Soru 50 Cevap -4- 01-01-1970 03:00 50 Soru 50 Cevap -3- 01-01-1970 03:00 50 Soru 50 Cevap -2- 01-01-1970 03:00 50 Soru 50 Cevap -1- 01-01-1970 03:00 Günahlardan arınma ayı:RAMAZAN 01-01-1970 03:00 Üç ayların manevi gölgesi 01-01-1970 03:00 Engelleri Sevgiyle Aşalım 01-01-1970 03:00 Şiddet İnsan Onuruyla Asla Bağdaşmaz 01-01-1970 03:00 Afetler Hepimizi Derinden Üzmektedir 01-01-1970 03:00 Kurban ibadeti ve Kurban bayramı önemi 01-01-1970 03:00 İslam medeniyeti, merhamet ve güzel ahlak 01-01-1970 03:00 Filistin ve Kudüs Meselesine Genel Bir Bakış 01-01-1970 03:00 Ramazan Bayramı bu yılda mahzun… 01-01-1970 03:00 Hüznü de sevinci de bir arada yaşıyoruz 01-01-1970 03:00 Göç ve Çarpık Kentleşme 01-01-1970 03:00 Medya Üzerinden Yapılan Algı İfsadı 01-01-1970 03:00 Ekonomik ve Sosyal Yapının Bozulması 01-01-1970 03:00 Ahlaki Bozulmanın Aile Üzerindeki Etkileri 01-01-1970 03:00 Aile Yapısı ve Etki Analizi 01-01-1970 03:00 Aile, Temel Yapı Taşıdır 01-01-1970 03:00 O, Allah’ın varlığa merhametinin bir tecellisidir 01-01-1970 03:00 Maskeler Virüs Yaymasın 01-01-1970 03:00 Faizin propaganda şekli!.. 01-01-1970 03:00 Neymiş efendim idam cezası kaldırılmış! 01-01-1970 03:00 Kurban ibadeti, Sevinç ve Hüzün Bayramı-2- 01-01-1970 03:00 Kurban ibadeti, Sevinç ve Hüzün Bayramı-1- 01-01-1970 03:00 15 Temmuz, onurlu bir destanın adıdır 01-01-1970 03:00 Vedalaşmanın hüznünü yaşıyoruz 01-01-1970 03:00 Kadir gecesini hep birlikte idrak ve ihya edeceğiz 01-01-1970 03:00 Duygusal bir hikaye.. Tüm evlatlara ithaf olunur..!!! 01-01-1970 03:00 Hoş Geldin Ya Şehri Ramazan 01-01-1970 03:00 Rabbimizin engin rahmetine sığınalım 01-01-1970 03:00 Hayat durgun bir nehre dönüştü 01-01-1970 03:00 İnsanlık ders almayacak mı? 01-01-1970 03:00 Erbakan Hocayı anlamak 3 01-01-1970 03:00 Erbakan Hocayı anlamak 2 01-01-1970 03:00 Erbakan Hoca’yı anlamak 01-01-1970 03:00 İlhakın adı, sözde barış planı 01-01-1970 03:00 Depremle birlikte ülke gündemi birden değişti 01-01-1970 03:00 Eleştirinin, aykırı bir yorumu 01-01-1970 03:00 Dur daha bitmedi! 01-01-1970 03:00 ​Aile çökerse toplum da çöker...3 01-01-1970 03:00 Aile çökerse toplum da çöker...2 01-01-1970 03:00 Aile çökerse toplum da çöker... 01-01-1970 03:00 Kural yok... 01-01-1970 03:00 Evin mahremi olmak 01-01-1970 03:00 Neden böyle oldu? 01-01-1970 03:00 Muhteşem bir yazı... 01-01-1970 03:00 Neden böyle oldu? 01-01-1970 03:00 Ya kurgu ya gerçek yoksa her şey geçecek 01-01-1970 03:00 Hakiki bir ‘var olma’ mücadelesi 01-01-1970 03:00 ​Regaip Gecesi ve Fazileti 01-01-1970 03:00 Eşitsizlik sorunu 01-01-1970 03:00 İnsanlığımız yok oluyor 01-01-1970 03:00 Ruh sağlığı yasası 01-01-1970 03:00 ​Milli Piyango illeti 01-01-1970 03:00 ​Kaç dostunuz var ? 01-01-1970 03:00 Adalet 01-01-1970 03:00 Alkol aklımızı başımızdan alır 01-01-1970 03:00 Türkçedeki yabancı kelime ve sözcükler 01-01-1970 03:00 ​Dizilerin Hayatımıza Etkisi 01-01-1970 03:00 Eğitim anlayışımız 01-01-1970 03:00 Dilin önemi ve dilimize sahip çıkalım 01-01-1970 03:00