12 Eylül 1980 sabahı sadece sokaklarda tanklar dolaşmadı; bu milletin gençleri, fikirleri, hayalleri de ayaklar altına alındı. Sağcısı, solcusu, dindarı, Kürdü, Alevisi – fark etmedi. Herkes susturuldu. Cezaevleri tıka basa doldu.
Düşüncenin adı suç, adaletin adı işkence oldu.
Mamak, Diyarbakır, Eskişehir cezaevleri işkence merkezlerine döndü. İnsanlar sadece siyasi fikirleri için gözaltına alındı, aylarca yargısız tutuklandı, dövüldü, aşağılandı.
“Konuşursan dayak, konuşmazsan daha beter!” — Bu, bir cezaevi duvarına yazılan ve o dönem yaşanan korkunun kısa özetidir.
Ekonomik Darbe: Cebimizden Vurulduk
24 Ocak kararlarının “uygulanabilir” hale gelmesi için demokrasiye tanklarla girildi. Bugün “ekonomik reform” diye yutturulan birçok uygulama, o gün IMF’nin ve Amerika’nın bastırmasıyla halka dayatıldı.
Sendikalar dağıtıldı, grev hakkı gasp edildi.
Özal eliyle neoliberal politikalar devreye sokuldu. Sermaye büyüdü, halk küçüldü. Bugün hâlâ işçilerin eline geçen üç kuruşun, emeklinin yetersiz maaşının temeli işte o gün atıldı.
Zihinlere Kazınan Korku: Herkesin Herkesten Korktuğu Türkiye
Sokakta yürüyen gencin sırtına “örgüt üyesi” etiketi yapıştırıldı. Komşular birbirini ihbar etti. Mahalle aralarında devletin eliyle kurulan muhbir ağları, halkı birbirine düşürdü.
Toplumun ruhu parçalandı.
O dönem yaratılan korku kültürü, bugün hâlâ “bir şey olur” çekincesiyle sosyal medyada susan, konuşmayan, sorgulamayan bir nesil bıraktı bize.
Siyasi Kalıntı: Darbe Gitti, Anayasası Kaldı
Darbe bitti dediler, ama 1982 Anayasası hâlâ yürürlükte. Çünkü 12 Eylül sadece bir darbe değildi; bir zihniyetin inşasıydı. Bu zihniyet bugün hâlâ canlı:
İfade özgürlüğü yok.
Basın özgürlüğü kısıtlı.
Yargı bağımsız değil.
Seçilmişler yargılanıyor, atanmışlar emir veriyor.
12 Eylül’ün ruhu ölmedi; sadece kıyafet değiştirdi.
Hesap Sorulmadıkça Temizlenmez
Kenan Evren öldü, ama kurduğu düzen yaşıyor. Darbe yargılandı, ama darbeci zihniyet hâlâ yürürlükte. Kenan Evren darbe günü televizyona çıkıp şunları ifade etmişti.
Kenan Evren’in o meşhur konuşması: “Bir sağdan, bir soldan astık’ diyerek adaleti değil, intikamı savundu.”
SON SÖZ: Unutan, Yeniden Yaşar
Bu halk, 12 Eylül ile sadece bir darbeyi değil, geleceğini kaybetti. Bir nesil yok edildi, bir nesil susturuldu, bir nesil korkutuldu. Hesap sorulmadıkça, bu acı silinmeyecek. Anayasası değişmeden, zihniyeti gömülmeden, 12 Eylül gerçekten bitmeyecek.
Hatırla! Unutma! Unutturma!