Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosuna, uluslararası sularda İsrail tarafından yapılan müdahale; yalnızca uluslararası hukukun değil, aynı zamanda insanlığın temel değerlerinin de açıkça ihlalidir.
Aralarında Türk vatandaşlarının da bulunduğu, tek amacı abluka altındaki Gazze halkına yardım ulaştırmak olan sivil gönüllülerin alıkonulması, İsrail’in sivillere yönelik ihlallerinin yeni bir örneğidir. Bu müdahale, deniz hukukuna aykırı bir eylem olmanın ötesinde, vicdanlara da yöneltilmiş bir saldırıdır.
Gazze halkı, uzun süredir ağır bir abluka altında yaşam mücadelesi veriyor. Elektriğe, temiz suya, ilaçlara ve gıda maddelerine erişim neredeyse yok. Yaşanan bu insani krize dikkat çekmek ve yardım ulaştırmak için yola çıkan gemilere yönelik askeri müdahale, uluslararası toplumun gözleri önünde gerçekleşmiştir.
İsrail’in bu eylemi; deniz korsanlığı, insan hakları ihlali ve uluslararası barışa tehdit olarak değerlendirilmelidir. Bu, sadece bir yardım konvoyuna değil, aynı zamanda dünyanın dört bir yanından gelen dayanışma mesajlarına yönelik de bir saldırıdır.
Şu çok açık: Gazze’de yaşananlar artık sadece bölgesel bir mesele değil, küresel bir insanlık sorunudur.
Uluslararası kuruluşlar ve özellikle Birleşmiş Milletler, bu olay karşısında sessiz kalmamalıdır. Saldırıya uğrayan gemiler ve içindeki gönüllüler, evrensel hukuk tarafından korunması gereken sivil aktörlerdir. Uluslararası toplumun görevi, hem onları korumak hem de Gazze halkına uygulanan ağır ablukanın son bulmasını sağlamaktır.
Bu yaşananlar karşısında, dünyanın dört bir yanında insanlar sokaklara çıkmalı, sesini yükseltmeli ve hukuksuzluklara karşı durmalıdır. Aktivistlerin cesareti ve dayanışması, tüm dünya halklarına örnek olacak niteliktedir.
Unutulmamalıdır ki, sessizlik, suça ortak olmaktır. İnsanlık onuru, adalet ve barış için herkesin sorumluluk alma zamanı gelmiştir.
Aydın Çevik
1.10.2025