Serik’te yaşanan dolu felaketi hepimizi derin bir üzüntüye boğdu. Antalya’nın bu bereketli ilçesi, ne yazık ki bir kez daha doğa olaylarının yıkıcı etkisiyle karşı karşıya kaldı. Seralarda ve açık tarım arazilerinde meydana gelen zarar, sadece çiftçilerimizi değil, tarıma dayalı ekonomiyi, pazarı ve soframıza gelen gıdayı da doğrudan etkiliyor.
Antalya, yalnızca Türkiye’nin değil, adeta Akdeniz’in tarım başkentidir. Serik gibi verimli topraklara sahip ilçelerimiz, binlerce aileye geçim kaynağı sağlarken, ülke tarım üretiminin de omurgasını oluşturuyor. Ancak her yıl tekrarlanan doğal afetler ve bu afetlere karşı alınamayan önlemler, üreticiyi kaderiyle baş başa bırakıyor.
Bir kez daha gördük ki, sadece “geçmiş olsun” demek artık yeterli değil.
Bu felaketin ardından sadece teselli değil, çözüm üretmek gerektiğini savunuyoruz. İşte bu noktada altını çizmek istediğimiz birkaç temel önerimiz var:
İl Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri ivedilikle sahaya inerek hasar tespit çalışmalarını başlatmalı. Bu süreç, üreticinin güvenini sarsmadan, adil ve şeffaf bir biçimde yürütülmelidir.
Zarar gören çiftçilerimize faizsiz kredi, doğrudan hibe desteği ve vergi ertelemesi gibi imkanlar sağlanmalı. Sigortası olmayan üreticiler de göz ardı edilmeden kapsayıcı bir destek mekanizması oluşturulmalıdır.
Meteorolojik erken uyarı sistemleri daha gelişmiş hale getirilmeli ve çiftçimiz bu sistemler konusunda eğitilmelidir. Ayrıca, doğal afetlere karşı dirençli sera yapıları ve tarımsal altyapılar devlet teşvikiyle yaygınlaştırılmalıdır.
TARSİM sistemi daha kapsayıcı ve ulaşılabilir hale getirilmelidir. Prim oranlarının düşürülmesi, her üreticinin bu güvenceye erişebilmesi açısından hayati önemdedir.
Bizler;: Tarım politikası sadece hasattan sonra değil, her mevsim düşünülmesi gereken bir strateji olmalıdır. Felaketlerden sonra yapılan müdahaleler değil, felaket yaşanmadan alınan önlemler kıymetlidir. Bu yüzden sadece tarlada değil, Ankara’da da çiftçimizin sesi olmaya çalışmalıyız.
Serik’teki tüm çiftçilerimize, esnaflarımıza ve hemşehrilerimize geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, en kısa sürede yaraların sarılmasını temenni ediyorum. Rabbim beterinden korusun.