Son günlerde herkesin dilinde tek bir konu var: sahte diplomalar. Televizyonlarda, sosyal medyada, kahve köşelerinde... Hatta fırında ekmek beklerken bile konu buraya geliyor. Öyle ki ülkenin başka hiçbir meselesi yokmuş gibi davranıyoruz.
Elbette sahte diploma meselesi önemsiz değil. Hakkıyla emek verenlerin, yıllarca ders çalışıp sınav kazananların emeğini çalan, topluma yalan söyleyen herkes hesabını vermeli. Ama mesele şu: Biz bu konuyu konuşurken başka hangi başlıklar sessizce arka plana itiliyor?
Ekonomi, işsizlik, tarımın çöküşü, eğitimde fırsat eşitsizliği… Gündemdeki “sahte diploma” çığlığı, bazen bu sorunların üzerini örten bir perdeye dönüşüyor. Sanki biri elimize rengârenk bir balon tutuşturmuş da biz balonun parlaklığına bakarken etrafımızdaki yangını görmezden geliyoruz.
Bu durum yeni değil. Siyasi iletişimde buna “gündem mühendisliği” denir. Kamuoyunun dikkatini istenen noktaya çekmek için çok etkili bir yöntemdir. Bir skandal, başka bir skandalı örtmek için kullanılabilir. Yeter ki o konu, toplumun duygularına dokunsun, öfkesini tetiklesin.
Biz vatandaşlar olarak bu oyunu bozmak istiyorsak, tek bir olaya kilitlenip kalmamalı, aynı anda birden fazla meseleyi takip etmeyi öğrenmeliyiz. Yoksa sahte diploma sahipleri gider, yerine sahte gündem sahipleri gelir.
Unutmayalım: Gerçek diplomalar bilgi verir, sahte diplomalar ise ders!
Aydın ÇEVİK / Antalya 08.08.2025